Telaşlanmayın, hepinize yetecek kadar doktor(!) var!!!

Şimdi yok belki, ama yakında olacak… Ben şu an tıp fakültesinde eğitim görmekte olan bir hekim adayı olarak şunu söyleyebilirim ki belki ben mezun olduğumda değil ama belli bir süre sonra atanamayan doktorlar baş göstermeye başlayacak.

Türk Sağlık-sen tarafından 2013’te yapılan bir araştırmaya göre ülkemizde toplam 126 bin 29 doktor çalışıyor. Bu doktorların 66 bin 64’ü uzman, 39 bin 712’si pratisyen ve 20 bin 253’ü asistan olarak görev yapıyor. Hastanelerde özellikle üzerinde durulan sorun ve uzman hekimlerimizin başlıca sıkıntı noktası ise “pratisyen hekim azlığı” olarak biliniyor. Bir doktora 592 kişinin düştüğü sağlık sistemimizde gözler yeni hekimleri arıyor. Yeni hekimler için yeni tıp fakültelerine gözler dönüyor. Bu amaç doğrultusunda tıp fakültelerinin kontenjanları arttırılıyor, tıp eğitimi gibi bir eğitimi verebileceği gözle görülür şekilde imkansız olan üniversitelere tıp fakülteleri açılıyor.

Türkiye’de Sağlık Eğitim ve Sağlık İnsangücü Durum Raporu’na göre 2013 yılında tıp fakültelerinin sayısı 86’ya ulaştı. Öğrenci sayısı 2012-2013 öğretim yılı için 51 bin 445 iken, öğretim üyesi sayısı 2013 yılında 11 bin 551 olarak kaydedildi. Öğretim üyesine düşen öğrenci sayısının ise 2013 yılında 4,5 olduğu bildirildi.

Sayılar iç açıcı gibi duruyor değil mi ? Değil!. Madalyonun görünen yüzü kadar bir de görünmeyen tarafı var. Yılların köklü üniversiteleri olarak bilinen üniversitelerde amfilere sığamayacak kadar çok öğrenciye tıp eğitimi vermeye çalışan az sayıdaki hocaların yanı sıra bir şeyler öğrenebilmek için laboratuvar derslerinde sıraya giren, masalara sandalyelere çıkan öğrencilerin var olduğu bir eğitim sistemine dönüşmüş durumda tıp eğitim sistemi. Bu durum tüm tıp fakülteleri için mi aynı, tabiki de hayır. Bazı fakültelerde son teknoloji ile modern eğitim veriliyor tabi ki, ama onlar da zaten yukarıda belirtilen 4,5 olan hoca payını 2 ya da 3 olarak kullanan diğer fakültelerin hakkını yiyen fakülteler olarak boy gösteriyor. Artıyor, artıyor, artıyor.. Özel üniversitelerde, değişik şehirlerde tıp fakülteleri açılıyor. Sosyal medyada üzerinde beyaz önlüğüyle fotoğrafını paylaşmamış insan sayısı her geçen gün azalıyor. (Babamın “Bu ülkede doktor hariç herkes beyaz önlük giyer.” sözüyle ilgili başka bir yazıda yakında yeniden birlikte olacağız,şimdi konumuzu dağıtmayalım.) Peki bu yeni hekim adayları artan kontenjanları karşılayacak alt yapıya sahip olmayan okullarda nasıl eğitim görüyor? Mezun olunca hastasını nasıl tedavi edecek? İşte bu soruların cavabı önemli değil. Doktor sayısı artsın da(!) nitelik kimin umurunda. Hani vardır ya “Nerede o eski bayramlar?” tarzı bir cümle. Oraya doğru gidiyor ülkem hekimleri. İleride çocuklarımız torunlarımız “Nerede o eski Doktorlar?” diyecek gibi duruyor.

Ben mezun olduğumda değil ama belli bir süre sonra atanamayan doktorlar baş göstermeye başlayacak… Bir süre sonra sayıca artan bilgice azalan doktorlar olacak etrafta bolca.Doktor başına düşen hasta sayısı 4-5 falan olabilir tabii o da bir olası son ya da “Hasta yakını dayağı yememiş hekim kalmayacak!” da alternatif bir sağlık sloganı olarak gündeme gelebilir birkaç nesil sonra. Ama bunlar için endişelenmeye gerek yok çünkü gelecekte herkese yetecek kadar doktor(!) olacak.

Betül AYARECİ
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here