Recep Akdağ: “2002’de ülkemizde yaşam süresi 72 yıldı, şimdi 78 oldu”

Sağlık Bakanı Akdağ Isparta’da:
– “Sağlıkta dönüşümün ikinci fazını başlatıyoruz. Sahada sürekli çalışıyoruz. Hedefimiz çok daha rahat bir erişim, çok daha kaliteli bir hizmet ve sürdürülebilir bir sağlık sistemidir”

ISPARTA (AA) – Sağlık Bakanı Recep Akdağ, sağlıkta dönüşümün ikinci fazını başlatacaklarını söyleyerek, “Sahada sürekli çalışıyoruz. Hedefimiz çok daha rahat bir erişim, çok daha kaliteli bir hizmet ve sürdürülebilir bir sağlık sistemidir.” dedi.

Akdağ, yapımı tamamlamak üzere olan Şehir Hastanesinde incelemelerde bulunmak için geldiği Isparta’da Valiliği ziyaret etti. Isparta Valisi Şehmus Günaydın ile görüşen Akdağ, burada yaptığı konuşmada, kentteki sağlık çalışmalarının hangi aşamada olduğunu değerlendireceklerini söyledi.

Isparta’nın bu konuda özel bir durumu bulunduğunu, Şehir Hastanesinin hizmete açılan 3 hastaneden biri olacağını dile getiren Akdağ, “Bunlardan diğerleri Mersin ve Yozgat’ta. Isparta’daki hastanemiz 750 yataklı, Yozgat’taki hastanemiz 500 yataklı, Mersin’deki hastanemizde bin 300 yataklı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘rüya projesi’ olarak tarif ettiği projelerdir.” diye konuştu.

Söz konusu projelerin altyapısının hazırlanması, planlanmaları ve işlerin bu noktaya gelebilmesi için çok çaba gerektiğini ifade eden Akdağ, bunlar klasik ihaleler olmadığı için Türkiye’deki yargının meseleye bakışının da belli bir olgunluğa gelmesini beklediklerini ifade etti.

Akdağ, kısa bir süre sonra Şehir Hastanesinin Ispartalılara ve yakın illerdeki vatandaşa hizmet etmiş olacağını dile getirdi. Şehir hastanelerinin bir mantığı bulunduğunu anlatan Akdağ, şu değerlendirmede bulundu:

“O bölgedeki ihtiyacın her türlü üçüncü basamak hastane hizmetini ve ikinci basamak hastane hizmetlerini entegre bir biçimde vermeyi planlamış durumdayız. Cihaz açısından çok cömert davranıyoruz. Sağlık çalışanları bu yeni hastanelerde vatandaşlarımıza çok mükemmel bir hizmet verecekler. Şehir hastanemizi, açılışına yakın bir eksiği var mı diye kontrol edeceğiz. Birinci basamak olarak görülen aile hekimliğini de kuvvetlendiriyoruz. Özellikle şehirlerimizde sağlıklı yaşam merkezleri yaparak birkaç aile sağlığı merkezinin hizmet aldığı yeni bir yapı oluşturacağız. Buralar röntgen, ultrason ve laboratuvar imkanları ve kronik hastalıklardan korunmak ve takibi için birer yönetim ve hastayı bilgilendirme, eğitme merkezleri olacak. Bazı özel hastalıklar için eğittiğimiz doktorlarımız ve hemşirelerimiz olacak ve vatandaşlarımızın işleri kolaylaşacak.”

Sağlıkta ana amacın vatandaşın işini kolaylaştırmak olduğunu, tüm çalışmaların buna yöneldiğini dile getiren Akdağ, şöyle dedi:

Sağlıkta dönüşümün ikinci fazını başlatıyoruz. Sahada sürekli çalışıyoruz. Hedefimiz çok daha rahat bir erişim, çok daha kaliteli bir hizmet ve sürdürülebilir bir sağlık sistemidir. Vatandaş kendi sağlığını korumak için yeteri kadar bilgilensin ve kendi sağlığını korusun ki bazı hastalık grupları için erken tarama ve tanıma imkanlarını kullanarak zamanında yakalayalım. Kanser taramaları ile kanseri erken yakalayalım ve ilerlemeden hem vatandaşımızın hastalıktan kurtulmasını sağlayalım hem de hayatının daha konforlu geçmesini sağlayalım.”

Bakan Akdağ, Türkiye’de 2002 yılında ortalama yaşam süresinin 72 yıl olduğu bilgisini vererek, günümüzde bu yaşın 78’e yükseldiğini belirtti.

Akdağ, Türkiye’nin dünyada bu oranın en hızlı arttığı birkaç ülkeden biri olduğunu aktararak, “Türkiye, sağlıkta dönüşüm programıyla anne ve bebek ölümlerini azaltmada müthiş bir performans gösterdi. Problemlerimiz  değişti bizim. Gelişmekte olan ülkelerin sağlık problemleri Türkiye açısından artık birinci öncelikli problemler değil. İhtiyaçlarımız üst gelir grubunda olan ülkelerin ihtiyaçlarına dönüştü. Şişmanlık, hareketsizlik ve sigara gibi bunlara bağlı kanser ve kalp rahatsızlıkları gibi problemler ile ilgileneceğiz. Onun için yeni bir faza giriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Akdağ, bir gazetecinin 2017 yılında alınacak 60 bin kamu personelinin ne kadarının sağlık çalışanı olacağı sorusuna, “Şimdi rakamlar tam belli değil. Bu da bizim kendi aramızda bir mücadele alanı desem fazla olur ama sonuçta miktar belli olunca ben Sağlık Bakanı olarak istiyorum ki bunun en az 30 binini ben alayım. Milli Eğitim Bakanı öğretmen ihtiyacına göre bunu talep ediyor. Yıl içerisinde bunun pazarlıklarını birkaç defa yapıyoruz. Şu anda net bir şey söylemek doğru değil.” yanıtını verdi.

1 YORUM

  1. o derece cesaretin varsa kanser istatistiklerini de sun efendi. yandaş ve havuzcu gıda sektörünün kullandığı glukoz şurubundan, GDO’lu gıdalardan, yasaklanmayan ve denetimsiz tarım ilaçlarının, kimyasal gübrelerin etkilerinden bahset biraz. sonra milli servetin ilaç firmalarına ve medikal malzemelere nasıl döküldüğünden anlat. kurduğun düzen başına yıkılıyor efendi. yıkılsın tabi kim kurduysa bu adaletsiz sağlık sistemini onun başına yıkılsın. hoop bakansın ama söz söylemeye hakkın yok, verdiğimiz vergilerle maaş alıyorsun (bunu senin yeşil kartlıların sağlık çalışanlarına her gün söylüyor). memnun edilecek vatandaşları da sana gönderelim nasıl memnun edeceksen et.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here