Anti-Depresan Terapiler İçin Yeni Güzergah

Finlandiya ve Amerika Birleşik Devletleri’nden araştırmacıların ortaklaşa yürüttüğü yeni bir araştırma ile beynin depresyon ve anksiyeteyi nasıl düzenlediğini ve kontrol ettiğini gösteren yeni bir moleküler bilgi ortaya çıkarıldı. Araştırmacılar bunu, kemirgenlerde anksiyete ve depresif davranışları azaltan veya başka bir deyişle düşüşe geçiren yeni bir molekülü tanılayarak başardı diyebiliriz.

Finlandiya’daki Åbo Akademi University’den Eleanor Coffey’in yönettiği araştırmada JNK (Jun amino-terminal kinases) adı ile bilinen protein ailesinin üyelerinin aktif fazlarında iken hipokampusta yeni nöron oluşumunu tetiklediği ve artırdığı tespit edildi. Hipokampusta yeni yapılan nöronlardaki JNK proteinlerinin münferiten inhibe edilmesi (hiç üretilmemesi) yolu ile, araştırmayı yürüten bilim insanları, farelerde direkt olarak anksiyete ve depresyon ile ilişkili davranışların azalmasını sağladı.

Ezbere bir yorumla buna iyileşme de denebilir ancak bunun net olarak söylenebilmesi için moleküler anlamda depresyon ve anksiyete takibi yapılmasını sağlayacak imza moleküllerin seviyelerini ve gen ekspresyonu düzeylerinin de ileri araştırmalarla daha detaylı biçimde belirlenmesi gerekmektedir.

Daha önceden bilinmeyen bu mekanizmanın keşfi, beynin modumuzu düzenlemek ve kontrol etmek adına ne tip mekanizmaları devreye soktuğunu anlamamızı sağlayacak ve JNK proteini inhibitörlerinin -tıpkı bu araştırmada da kullanılan molekül gibi-  anksiyolitik (kaygı giderici) ve anti-depresan ilaç geliştirmede yeni kapılar aralayabilecek gibi görünüyor.

Tüm detayları ve sonuçları ile Nature Yayın Grubu’na ait Molecular Psychiatry dergisinde yayımlanan yeni araştırmada, depresyon ve anksiyetenin son derece yaygın ve dünya genelinde engelliliğin en önde gelen sebeplerinden olan rahatsızlıklar olduğu belirtildi. Mevcut tedavi ve terapi yöntemlerine cevap vermeyen hasta sayısı hesaba katıldığında önemi daha da iyi anlaşılabilecek olan bu bulgular, mekanik temelleri ve sebepleri anlaşıldıkça depresyon ve anksiyete gibi henüz iyi kavranamamış rahatsızlıkların da çözümünün mümkün hale gelebileceğini gösteriyor.

Özellikle de, anti-depresanlara karşı direnç kazanan hastalarda işe yararlığı da düşen mevcut tedavi yöntemlerine karşı yakın gelecekte, moleküler müdahalelerle daha kesin terapötik çözümler geliştirilebileceği düşünülüyor.

Duygu-durumu iyi yönde değiştirecek olan JNK inhibitörlerinin beyinde tam olarak nerede işlev kazandığını anlayabilmek adına, bilimciler virüs aletler kullandılar. Elde edilen bulgulara göre, anksiyete ve depresyonun azalmasını sağlayacak olan JNK inhibitörleri yeni üretilmiş olan hipokampus nöronlarını kontrol altına alıyor ve bu yolla iyileşme sağlıyor.

Beyinde, duyguları ve duygu-durumu kontrol etmekle görevli olan hipokampusun yeni üretilmiş olan hücreleri, bu virüs izleçleri ile takip edilerek yukarıdaki görselde JNK inhibitörlerinin tam olarak nerede işlediğini gösterecek şekilde görüntülendi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here