“Her tedavi seçeneği ve endikasyon için farklı bir model gerekli”

International Society for Pharmacoeconomics and Outcomes Research (ISPOR)-Uluslararası Farmakoekonomi ve Araştırma Sonuçları Derneği 22. Uluslararası Kongresi, 20 -24 Mayıs 2017 tarihlerinde Boston’da toplam 80 ülkeden 1000’e yakın sağlık ekonomisti ve diğer uzmanlıklardan katılımı ile gerçekleştirildi.

Bristol-Myers Squibb İlaçları Pazar Erişim ve Kurumsal İlişkiler Direktörü Bilgen Dölek, kongreden izlenimlerini ve çıkan sonuçları şöyle değerlendirdi:

“Bilindiği gibi ISPOR, sağlık ekonomisi ve farmakoekonomi konularında yapılan araştırmalara ve global anlamda gerçekleştirilen aktivitelere liderlik etmeye devam etmektedir. Kongre sırasında  yapılan oturumlarda, sağlık ekonomisi çalışmalarının özellikle çıktı bazlı (outcomes research) çalışmalara dayanması gerektiği belirtildi. Bununla birlikte teknik olarak uygulamada bir takım problemlerle karşılaşıldığı da vurgulandı. Bu noktada geri ödeme kurumları ve ilaç geliştirici firmalar arasında innovatif modellerin hayata geçirilmesinin aşikar tek yol olduğu söylendi. Son dönemde geri ödeme kurumlarının anlayışının klinik çalışmaları değerlendirirken, primer sonlanım noktası olarak genel sağkalım üzerinde odaklandığını ve bununla birlikte gerçek yaşam verilerinin ruhsat ve geri ödeme dosyalarında bulunmasının önemli bir destek kaynak olacağı iletildi.”

 

GERİ ÖDEMELERDE ZORLUKLAR YAŞANIYOR

 

İmmüno-onkoloji yeni bir kavram olması nedeni ile gerek otorite gerekse farmakoekonomistler için üzerinde çalışması gereken spesifik bir alan olduğunu söyleyen Dölek, “Bu durum hem ödeyiciler hem de ilaç geliştirici firmalar ve özellikle farmakoekonomistler için bir takım zorluklar getirmektedir. Mesaj: IO yeni bir kavram ve paydaşlar için spesifik bir konu mesajı vermek, böylece genel kanserden ayrışma sağlamak. Yeni modellemeler kurmak için bazı alanlarda gelişim sağlanması gerekmektedir. Bunların başlıcaları; tam olarak olgunlaşmamış genel sağkalım dataları, farklı klinik çalışmalar arasında farklılıklar bulunması, yanıt kriterleri ile ilgili yetersiz bilgiler, yaşam kalitesi verilerinin iyileştirilmesi gerekliliği, henüz net bir biyomarker tanımlamamış olması ve tedavi sonlanım süresi ile ilgili belirsizliklerdir.  Kongrede, onkoloji ve özellikle immüno-onkoloji alanında etkili farmakoekonomi analizleri için güvenilir bir biyobelirteç bulmanın önemli olduğu iletilmiştir. İmmün-onkolojide, biyobelirteç olarak tartışılan PDL-1 için yaşanan bir takım belirsizlikler, PDL-1’ın standart bir biyobelirteç olarak kabulunu zorlaştırmaktadır. Farklı PD-1 düzeyleri ile klinik fayda arasında net bir korelasyon gösterilmemiş olması, farklı çalışmalarda farklı cut-off değerlerinin bulunması ve bu teste ait kitlerin farklı şirketler tarafından gerçekleştiriliyor olması gibi bazı teknik problemler olduğu vurgulanmıştır.”

Bilgen Dölek ayrıca, İmmüno-onkoloji çalışmalarında projeksiyon yöntemlerinin büyük önem taşıdığı, her tedavi seçeneği ve endikasyon için farklı bir model gerekliliğinin dile getirildiğini söyleyerek, “Hastalık insidans ve prevalansına göre farklı endikasyonlar için farklı modeller tüm farmakoekonomistler için bir tartışma konusu olacaktır. İmmüno-onkoloji alanında yapılacak farmakoekonomi çalışmalarının alt grup analizlerine ihtiyaç duyulduğu da kongrede paylaşıldı” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here