Depresyon kişilere, topluma ve ekonomiye zarar veren bir salgın haline geldi. Depresyon özellikle gençlerde çok fazla bir artış gösterdi; son on yılda genç kızlarda % 37 gibi bir orana sıçradı.

Günümüzde ana tedavi formu ilaçlar, fakat ilaçlar etkisiz kalabiliyor ve istenemyen yan etkilere neden olabiliyor. Bu sebeple milyonlarca insanı bu acı ve yanlızlıktan kurtaracak bazı sürekli etkin ve minimal invazif tedavi seçenekleri geliştirilmeli.

Bilim insanları yakın zamanda depresyonun beyinde oluştuğu fiziksel yeri ve depresyona neden olan genleri keşfetti. Bu gelişmeler depresyonu daha çok fiziksel bir hastalığa yaklaştırdı. Bu gelişmeler beynin  kimyasal dengesinden ziyade fiziksel yapısını hedef alan tedaviler için arayışa yol açtı.

Yeni geliştirilen bir metod transcranial magnetic stimulation (TMS), beynin spesifik alanlarını manyetik dalgalar ile hedef alıyor. Araştırmacılar beynin devrelerinin nasıl oluştuğunu ve birbirleriyle nasıl konuştuklarını değiştirdiklerini söylediler.

Tedavi için hasta bir sandalyeye oturuyor, bu esnada beyin kalibrasyonu kullanılarak bulunan spesifik bölgelere bir teknisyen tarafından manyetik uyarıcılar konuluyor. Hastaya bu işlem 6 hafta boyunca haftada birkaç kez uygulanıyor.

Araştırmacılar TMS’in devrimsel bir tedavi metodu olduğunu ifade ediyorlar. Çünkü TMS beyin ile kimyasaldan ziyade elektriksel bir organ olarak etkileşime giriyor. Mevcut tedaviler beynin kimyasal dengesini tekrar oluşturmayı hedeflerken, TMS elektriksel dengesini tekrar dengelemeyi amaçlıyor.

Şu an sadece depresyonu tedavi etmek için uygulanan bu tedavi yöntemi ile, epilepsi, şizofreni,Parkinson ve kronik ağrı gibi hastalıklara da uygulanabilecek gibi duruyor.

 

orjinal haber futurism de yayınlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here