Bilebilir misin ömrünün neresindesin mesela?
Baharı, yazı, kışı mı yoksa?..

Bilebilir misin ömrünün kaçıncı soluğunda, soluksuz kalacağını?
İkinci, üçüncü çok milyarlı rakamlarda mı acaba?

Bilebilir misin ömrünün kaçıncı saatinde, kaç geçe gözlerini yumacağını?
Gece on mu, yoksa sabahın altısı mı aslında?

Bilebilseydin  eğer ömründen ömür gider,
Bilmediğinden yaşadığın bir ömür eder..

Acil nöbetindeyim..
Nöbetin gece geç vakitleri olmasına rağmen trafik kazasından dolayı gelen ikisi ağır üç yaralının durum ciddiyetinden tüm ekip hep birlikte hastalarla uğraşmaktayız..

Hastaların ciddiyet ve şikayetlerine yönelik tetkikler istenip, doğru tanılarla biri takibe alınıp, diğer ikisi ileri tetkik ve tedavi için ileri basamak bir hastaneye sevk edilirken, kötü geçen bir nöbetin daha ne kadar kötü geçer hissiyatıyla çalan telefonun arkasında ki  112 ekibinin kardiyak arrest (kalbi durmuş hasta) getiriyoruz demesiyle ekip olarak tekrardan salgılıyoruz adrenalini vücutlarımıza..

112’nin getirdiği kalbi durmuş hastanın otuz beş yaşında olduğunu sonradan öğrensek de, genç olduğunu düşündüğümüzden normalden daha uzun bir şekilde devam ediyoruz KPR (KardiyoPulmoner Resüsitasyon-Yeniden Canlandırma)’ye..

Yapmış olduğumuz tüm müdahaleye rağmen her hangi bir yaşamsal yanıt alamadığımız için KPR’ye son verip, hastanın ölümünü ilan ediyoruz..

Hastanın ölümünü ilan ettikten sonra hasta yakınlarına ölümü bildirmek bu mesleğin en zor kesitlerinden bir kesittir aslında..
Ve KPR’yi yöneten doktor olarak bunu aileye bildirme görevi bu sefer bende oluyordu..

Müdahale odasından dışarı çıktım, hastanın eşi, babası, herkes ağzımdan çıkacak sözleri bekliyordu..
Önce derin bir nefes aldım..

+Hastanız bize geldiğinde kalbi durmuştu, biz uzun süre kalbini tekrardan çalıştırmaya çalıştık…
Diye devam ederken söze eşi girdi..
-Doktor yaşıyor mu iki çocuğumun babası?
Bir iki kem küm cümlesinden sonra..
+Yaptığımız tüm müdahalelere rağmen eşinizi kurtaramadık..
-Ne diyor bu?  Babaaa ne diyor bu? Ne diyor bu?

Kaybettiğim genç bir hastanın eşinin dudaklarından çıkan “Ne diyor bu?” cümlesi kulaklarımda yankılandı uzun süre..

Hiçbir şey söyleyemedim..
Gözlerim doldu..

Ne diye bilirdim ki?
Ömür işte..
Dr.M Murat YAZICI
www.twitter.com/mmurat_yazici

Bir Cevap Yazın