Bilgisayarla dokuz yaşında tanışmış biri olarak söyleye bilirim ki bizim zamanımızda çocuk olmak çocuk olmaktı!.

Öyle bilgisayarlarımız, akıllı cep telefonlarımız yoktu bizim; en lüks elektronik cihazımız kolumuzda ki Casio marka saatlerdi ve o saatin gece ışığını yakmak bile mutlu ederdi bizi..

Her istediğimiz alınmazdı; ya bir şeye ödül olurdu, ya da özel bir güne denk getirildi alınanlar..

Mahallenin sokaklarını, parklarını okuldan sonra doldurur; eve dönüş saati ‘akşam ezanı’ olan vakte kadar doyasıya oyun oynardık, şimdi ki çocuksuz sokaklara inat!.

Her oyunun sezonu vardı, sezonu geldikçe oynadığımız oyunlar değişirdi..

Bizim oyunlarımızda şiddet yoktu, kin ve nefret yoktu, en büyük hilemiz saklambaç oynarken ‘kazan çömleği’ patlatmaktı..

Eve gidip yemek yemeğe vakit yoktu; yemeğin bize ekmek arası şeklinde gönderilmesi ise çocuk olmanın çocuk olmazıydı..

Acil nöbetindeyim..
Hareketlerinden telaşlı olduğu belli olan anne ve babamız ellerinde ki çocukla acil servise giriş yaptı..
Buyrun ne şikayetiniz var diyemeden annemiz söze girdi..

-Hocam galiba kızım benim ağrı kesici haplarımdan içti..
+Ne zaman fark ettiniz?
-On beş dakika gibi..
+İçtiğinden emin miyiz peki?
-Yok hocam değiliz, kendisine sorduk cevap vermedi.

Ufaklık üç yaşlarında bilmiş mi bilmiş..

+Söyle bakalım annenin ilaçlarından içtin mi sen?
-Amaa amaa
+Bilmiyo musun içtiğini?
-Banane banane

Ufaklıktan anamnez(hastanın, hastalıkla ilgili her türlü verdiği bilgi) alamamıştık ama annesinden iki tane ilacın eksik olduğunu biliyorduk..
Ufaklığın kilo, ilacı aldığı zaman, aldığı miktar şüphesiyle zehir danışmayı arayıp, gerekli bilgiyi almıştım ve ona göre takip edecektim..

Babasına döndüm ve bana marketten iki tane sütlü puding almasını söyledim; bu sayede aktif kömürü sütlü pudinge karıştırıp o şekilde ufaklığa içirecektik..
Sütü içerken ağız ve çevresinde oluşan süt halelleri ufaklığın sevimliliğiyle birleşince, bir fotoğraf çekmek istedim ufaklıkla..

+Senin fotoğrafını çeke bilir miyim?
-Tamam çek , ama ama bende senin kini çekeceğim..

Elimden telefonu aldı, fotoğrafımı çekti, sol alt köşeden çektiği fotoğrafı göstermek için albüme gitti..

-Olmuş mu?
+Evet olmuş..
-O zaman paylaş bunu..

Şaşkınlık içinde elime aldım telefonumu..

Evet, yeni nesil buydu..
Çocuktu ama büyümüşte küçülmüştü..

Dr.M Murat YAZICI
www.twitter.com/mmurat_yazici

 

Ufaklığın Fotoğrafı: 🙂

1470183_10202604953866194_738773156_n

Bir Cevap Yazın