İtiraf ediyorum ki ben hayatım boyunca hastaneye gitmekten hep çekinmişimdir.Doktorlardan da ödüm kopar.Hele diş hekimi deyin şuracıkta ruhumu teslim edebilirim. O yüzden çok ciddi bir şey olmadıktan sonra hastaneye gitmem.

Ama geçenlerde elimi kapıya sıkıştırdım.Haliyle orta parmağımda bir çıkma söz konusu olmuş.Davul gibi şişmişti, çektiğim acıda çabası.Tarif etmeye kalksam onuda nasıl anlatabilirim bilmiyorum.Çeken bilir deyip geçelim.

Yurt görevlileri,arkadaşlarım, temizlik görevlileri kısaca ne kadar insan varsa hepsi başımda.
Dediler hastaneye gitmen şart oldu.Mecburen düştük yollara düşmesine de,ama parmağımda ki acı resmen katlanarak zonklamaya başladı.Sanki canım orada atıyor.
Doktorlardan korkan, çekinen ben; hissettiğim acıdan dolayı öyle bir gidişim varki hastaneye, nerdeyse ayaklarım k*çıma değecek.
Hem ağlayıp hem koşar mı? bi insan..
O kocaman hastane binasını görünce de nasıl rahatladığımı asla unutmayacağım ya neyse..

Girdik içeri röntgenim çekildi, tetkiklerim yapıldı, ilaçlarım yazıldı,ağlayarak gelen Ecem güle oynaya cıktı hastaneden.

Şimdi gelelim asıl olaya,

Aradan baya bir zaman sonra yine hastanedeyim.Yok yok parmağım değil elbette.O parmak eskisinden daha iyi durumda.Sadece hastanede yatan bir arkadaşımızın ziyaretine geldik.

Ama garip olan tam çıkmak üzereyken koridorda parmağımı tedavi eden doktorumu görünce benim zınk diye durmam.Yeminle kıpırdayamıyorum.
Eğer selam vermezsem, sanki şahane bir dostu ömür boyu görmezlikten gelmişim de, çok , ama çok ayıp etmişim hissi içine girdim birden. Evet, yapmam gereken bir şey var. Biliyorum..

Ama az sonra yazacağın şeyleri yapmaktan utanıyorum da..

Ya,ben şimdi gitsem o doktora sarılsam bana çatlak demezler mi,deli mi bu, demezler mi..?

Valla da, billa da, utancı, “elalem ne der” kısmını filan bir kenara bıraktım..

Gittim kendimi tanıttım,sarıldım ve binlerce teşekkür ettim. Çıkan parmağımı iyileştirip, acılarıma son verdikleri için, o an salya sümük ağlayan koskoca kıza tahammül ettikleri için, kısaca aklıma gelmeyen her şey için teşekkür ettim..

Belki sizlere saçma gelebilir ama diyeceğim şu,“doktor işte!” diye geçiştirdiğimiz gözlerinin bir yanı hep yaşlı kahramanları hep can havliyle; ne olur doktor diye acı çekerken hatırladık.
Sırada beklemekten sıkıldığımızdaysa fırçayı bastık! Acımadık! Utanmadık! Parasıyla değil mi deyip işimizi söylene, söylene yaptırdık. İşimiz bitince seve seve teşekkür etmenin yerine, arkamıza bile bakmadan ayaklarımızı evin yoluna kaptırdık.

Dedim ya bir teşekkürü çok gördüğümüz doktorlardan hep bi güler yüz bekledik.

Peki sizler örnek bir hasta mısınız.?

#‎DoktorumlaGülümsüyorum

Bir Cevap Yazın