Son günlerin en güncel hastalıklarından biri olan öpücük hastalığı insandan insana ağız-boğaz salgıları ile damlacık enfeksiyonu şeklinde bulaşır.Öpüşme en sık bulaşma yoludur.Cinsel yolla bulaşma söz konusu değildir.Kan ve organ nakli ile bulaşma mümkündür. Her iki cinsde yılın her mevsiminde eşit sıklıkta görülür, çok ciddi salgınlar meydana getirmez. Öpücük hastalığı tip literatünde infeksiyöz -mononükleoz adıyla tanınır. Etken, % 80 % 90 vakada Epstein-Bar virüsüdür.

Genelde KBB doktorlarının ilk başta boğaz iltihaplanması teşhisi koydukları, hastalık geçmeyince de herkesin “noluyor lan” dedikleri bir süreci vardır.

İlk başta boğaz ağrısı, yutkunurken boğazda acı, hafif bir ateş ve yorgunluk ile başlar. Genelde bu başlangıç süresinde hasta kişi durumu pek önemsemez ve doktora gitmez; bu süreci çeşitli bitki çayları ve ağrı kesici haplar gibi kendi çapındaki çözümleri denemeyle geçirir. Biraz öncede söylediğim gibi doktora gittiğinde ise KBB doktoru EB virüsünün varlığını göreceği kan testini yapmaz ise boğaz iltihaplanması teşhisi koyarak bir antibiyotik ve bir de ağrı kesici ile hastayı eve gönderir.

O haplar biter ama hastalık bitmez, şiddetlenir. Doktor hastanın alerjisi yoksa penisilin iğneye başvurur ve üçüncü iğneden sonra rahatlayacağını temenni eder. Fakat 1,5 gün sonunda hastada rahatlama olmadığı gibi boğaz iltihabı neredeyse damağı bile sarmıştır.

Hasta derin nefes bile alamaz hale gelir çünkü derin nefes aldığında karaciğer ve dalağında şiddetli batma hisseder. Bilmez ki o lanet virüs hastayı zaten karaciğer ve dalaktan vurmuştur.

Virüsün tedavisi ise yoktur. Hastanın direncinin sağlanması için serum, iltihabı bitirmek için antibiyotik ve gargara, uyuyabilmesi için seruma karıştırılan ağrı kesici ile minumum bir hafta kadar hastanede kalınır (bu süreç daha da uzun olabilir). Virüs karşısında galibiyete ulaşabilmenin tek yolu ise dinlenmektir.

Hoş hasta zaten hastaneden çıktığında kendinin hızlı bile yürüyemez halde olduğunu fark edecektir. Unutulmamalıdır ki, bu hastalıkta en önemli silah dinlenmektir. Öyleki 24 saatin 23 saati yatakta geçse yeridir.

Hastalığın başlaması ile bitti sanıldığı süreç arasında geçen süre takribi 2-2,5 Ay’dır. Bitti sanıldığı diyorum çünkü görülecektir ki hastalığın sizde bıraktığı bir hediye vardır artık; “KRONiK YORGUNLUK”…

1 YORUM

Bir Cevap Yazın