Mis gibi bir havada,benden kaç yas küçüklerin bile mezun oldugu ,akin akin pencerimin onunde en guzel giysileriyle musmutlu mezuniyetine gittigi, muzik ve kahkaha seslerinin birbirine karistigi bir aksamda,bir yurt odasinda kendimi yüz yasinda hissediyorum…

Benim çocukluk hayalimdi be doktorluk! Oyun bilmedim,simariklik bilmedim ,yorgunluk bilmedim habire calistim ,didindim ve daha yolun yarisindayken bir anda kesilen nefesim mi yoksa hevesim mi anlamaya calisiyorum iki günden beri.

Bize bunu nasil yaptiniz efendiler?

Başka bir meslek daha var midir ki uğruna çocukluktan ,eline torunlarini alana kadar fedakarlık ettiğin ?

Ve hic yilmadigin ? Her kotu anda ufacik iyiliğe ,dualara sigindigin?

Bizi bu hale nasil getirdiniz efendiler ?

Nasil hayallerimize lekeler surdunuz ? Nasil en çok istedigimiz şeye ,doktor olmaya bu kadar yaklasmisken bize “acaba” dedirttiniz?

Bu yapılanlar yaniniza kalacak mi sanıyorsunuz? Bilmediğiniz en önemli şey sudur ki doktorlar zekidir ,unutmazlar ve öfke sadece sizde yoktur bizde de var ,üstelik çığ gibi büyüyor her gün.

Bir sabah nöbet geçirirken el kadar bebeniz,bir gece vakti kalp krizinden terlerken anneniz, ve hatta belki kesilmis kaniyorken sizin herhangi bir yeriniz bizi bulamayacaksiniz efendiler… Kimimiz bu mesleği birakacagiz ,kimimiz bu ülkeyi terkedecegiz ,en cogumuzda riskin olmadigi bolumler sececegiz. O gün de bizi anlayacaksınız efendiler…

İnönü Tıp Fakültesi öğrencisi

Bir Cevap Yazın