Bir Cerrahpaşa öğrencisi olarak tam da intörnlerimizin mezun olduğu bugünlerde bir yandan onların resimlerine bakıp onlarla gurur duyarken diğer yandan şiddet haberlerini görüp geleceğimiz için endişe ediyorum..
Herkesten çok çalışıyoruz insanları yaşatabilmek için! Hayal bile edemeyeceğiniz kadar çok şey öğreniyoruz. Peki emeğimizin karşılığını alıyor muyuz? Yoksa insanlık sınırlarını aşan nöbetler mesailer yapmamıza rağmen hakarete mi maruz kalıyoruz?
8den 5e kadar çalışmak ağır mı geliyor diyenlere de burdan sesleniyorum: Ben öğrenci olarak yalnızca bir saat o poliklinkteki kaos ortamında durunca bütün enerjim tükeniyor!
Bir yandan bize dayatılan kısacık sürede hata yapmadan hastaya tanı koymaya ve doğru ilacı seçmeye çalışırken; öte yandan odaya girip duran sabretmeyi bilmeyen hastalardan, can korkusundan, vicdandan.. yaşanılan stresi de hayal edemezsiniz.. Hiç bir mesleğin yükü bu kadar ağır değildir! ve insanı sürekli beynini çalıştırmak kadar yoran, tüketen başka birşey de yoktur!
Alanındaki en iyi isimlerden ders alıyor olmamıza rağmen onlar bile malpraktisten, saçma sapan yasalardan yılmış iken ve bize risksiz branşları seçmemizi öğütlerken halinden memnun olan kaç doktor var ki diye düşünmeden edemiyorum.
Asık suratlı isek bunun sebebi insanlara yardım etmek istemememiz, bu mesleği sevmememiz değil ki! Sebep bu mesleği hakkıyla yerine getirmemizin engellenmesi, hastaların bundan bizi sorumlu tutması, ağır iş yükü altında ezilmemiz ve ÖLDÜRÜLMEMİZ!!
Hiçbir doktor bile isteye hastasına zarar vermez. Bize ilk öğretilen “önce zarar verme”dir.
Hastayla doktor düşman değildir! Gün bizi bu hale getirenlere karşı birlik olma ve hesap sorma günüdür! Kendi açıklarını doktorların üstüne yıkan, onları hedef haline getirip kendi aradan sıyrılan, şiddeti cezasız bırakanların doktorsuz kalması dileğiyle!

Cerrahpaşa Tıp fakültesi 4. Sınıf Öğrencisi

M.O.

Bir Cevap Yazın