30 Mayıs cumartesi..Dershanemin terasındayım..Öğle arasında arkadaşlarla birşeyler yemiş, üzerine çay içip muhabbet ediyoruz…Meğer bir benim haberim yokmuş…

Yılın doktor’u seçilen bir insan, doktorluğunu yapmadığı gerekçesiyle 3 kurşun yemiş..Hırs alınamamış belli…3 kurşun…Ölmesi istenmiş…Bu nasıl bir kin…?

Şuan bunları yazarken bile içim ürperiyor, üzülüyorum…Niye öldürülsün…?

Arkadaşlar konuyu tartışıyor..niye..nasıl..neden..Ben konuşamadım, düşündüm sadece…Dün bütün gün uzmanlık sınavında başarılı olabilmek için gece geç saatlere kadar dershanede ders dinledim..Vaktim olmadı haberleri dinlemeye, duymamıştım..Peki ben niye burdayım ? Bugün yine tüm gün dershanedeyim..yarın da..bir yılım ders çalışmakla geçecek eminim..uzman olmak istiyorum..İyi bir doktor da..peki sonra ?

Kendi geleceğimi görüyorum..Neden yoğun bakımda yatak yok diye bıçaklandığımı..Ben ölsem problem değil…Annem babam..Onları doktor oğulları olacağım ben…Evlat acısı tabiri geliyor aklıma..Onların geleceğiyim ben..Büyüttükleri meyveyim..Ben ölsem problem değil de..Onların gözyaşını duymak istemiyorum..Biliyorum çünkü şehit olacağım, duyacağım hepsini…Sadece ben ölsem keşke…
Peki ben hala niye kendimi bu kadar yoruyorum…Bunları yazmaya başlamadan beş dakika önce bir video takıldı gözüme…Bel fıtığını tedavi etmeye çalışan bir yaşlı amca..Güya tedavisi alternatif tıpmış, ve ona gelen insanlar çok mutlu, sıra beklerken bile mutlular..Peki ben niye okuyorum? İnsanlar neyi hakediyor? Niye ben öldürülüyorum..Doktor olduğum için mi? Birşeyler bildiğim için mi? Keşke bilmese miydim..bilemiyorum..gerçekten bilemiyorum.

Cerrahpaşa tıp fakültesi son sınıf

Bir Cevap Yazın