Ve tıp fakültesi öğrencileri de isyan etti

5
2333

her bir sınav için en az 2 hafta öncesinden başlayıp litrelerce kahve içip sabahlara kadar çalışıyoruz biz tıp öğrencileri. Kendimizi paralıyoruz doktor olabilmek için. Ama sanırım insanlar bunu yanlış anlıyor. Biz sizi tedavi edelim, hayatınızı kurtaralım diye okuyoruz! Siz bizi hayatımızdan edin diye değil! İçinde insanlık kalmayanlar yavaş yavaş içimizdeki insanlığı öldürüyor meslektaşlarımızı keyfen katlederek. Ben bir doktor adayıyım. fakülteye girdiğim andan itibaren doktorum aslında ben. Ve bir doktor olarak bu şiddete tepkisiz kalanlar için tek isteğim var, DOKTORSUZ KALIN. Eşinizin dostunuzun gözünüzün önünde eriyip gitmesini izleyin. Çok vahşice geldi değil mi? Kanınız dondu belki çocuğunuzun gün be gün öldüğünü ve bişey yapamadığınızı düşününce? Bunu izlemekten zevk alacak mısınız? Sert mi konuşuyorum? Fazla mı cüretkar? Sinek öldürür gibi doktor öldürülüyor bu ülkede! Hastayı kurtaramadı diye doktor öldürülüyor, ‘canı istedi’ diye doktor öldürülüyor. Çok değil bir iki yıla ‘yetişin doktor yok mu !?’ diye feryat figan bağırdığınızda tepki verecek bir doktor bulamayacaksınız! Ya bu gidişe bir dur deyin ya da DOKTORSUZ KALIN ve bu düzeni destekleyen sefil hayatınız acılar içinde ‘doktor yok mu’ inlemeleriyle son bulsun. Ben bir doktorum. Ben ölen meslektaşlarının 3. sayfa haberlerini gördükçe çileden çıkmış öfkeden kudurmuş bir doktorum! Bu kutsal mesleğin amacı ayrım yapmadan hayat kurtarmak. Ama doktora kıyan bir zihniyeti kurtarmak gelmiyor içimden! Biliyorum çünkü; kurtarırsam bir can daha alacak bizden… Ve biz tükendikçe verecek canımız kalmayacak gerçekten insan olanlara…

Ankara tıp fakültesi dönem 3 Öğrencisi

5 YORUMLAR

  1. Temizseniz doktorsuz kalmazsınız.

    Doktorsuz kalırsanız, temiz değilsinizdir.

    Yazıyı dikkatle okuyun.

    Sonuna kadar destek!!!

  2. “Şiddete tepkisiz kalanlar için” denmiş cümlenin başında. Tepkisiz kalan kimse temiz insan değil.. Bir şey bekliyorsanız, yardım istiyorsanız hepiniz duyarlı olmalısınız.

  3. Temiz insan kardesim. Bize bir hak verme yada hak alma lüksünüz cok sükür yok. Bu tepkiyi veren zihniyet daha cok ben öldüremedim ama oh olsuncu bir zihniyet gibi geliyor. Size tek duam umarım evladınız doktor olurda anlarsınız bir doktorun nasıl yetistigini.

  4. Dısarda o kadar güzel bir hava var ki.Pazar günü ve insanlar sokaklarda haliyle.İnsanlar diyorum bakın.Ben tüm haftasonumu çalışarak geçirdim.2 hafta sonraki sınav için,haftalar önceden çalışmaya başladım.Ben daha dönem 1 im.Ben daha bu eğitimin en kolay basamağındayım.Hayatında ölü bir insan bile görmemiş biri olarak parça parça edilmiş kadavrayı gördüm.Günlerce yemek yiyemedim,uyuyamadım.Daha 19 yaşındayım.Ama saçlarımın yarısı döküldü.Daha ben yolun başındayım!
    Peki bizim o insanlardan farkımız ne?
    Yıllarca okuyup,dünyanın en zor 2. sınavına girip,tekrar okuyup,en iyi ihtimalle 10 senemizi harcayıp,30unda bir uzman olup.Ömrümüzü 4 duvar arasında okumakla harcamışken,yine aynı 4 duvar arasında birilerini kurtarmak için yaslanırken.Hayatı boyunca 2 çöpü bir araya getirmemis biri tarafından öldürülmek olacaksa kaderimiz bu fedakarlığa acırım ben!
    Ne güzel yazmış yazan.Hislerime tercüman oldu.Ben de eklemek istedim.
    Doktorsuz kalın!İnleyin 4 duvar arasında.Politkacısından,bakanından,hastasına kadar.Hepiniz.Ne haliniz varsa görün!

  5. İnancım ve insanlığım değil bir insanın ö ldürülmesine incitilmesine bile müsaade etmezken sırf isteğini tatmin edemediği için ve yine sırf işini yaptığı için bir hekimi tartaklayan daha da ileri gidip öldüren caninin ve onun gibilerin önce yasalar önünde en ağır sekilde cezalandırılmasını sora da Allah indinde hakettiğini görmesini istiyorum. Ancak yaşanan bu elim hadise ve benzerlerini örnek vererek ve yine sebep ve sebepleri her ne olursa olsun DOKTORSUZ KALASINIZ bedduasını yapmak en hafifinden bir cehalet örneğidir. Çünkü sırf işini ve işinin gereğini yaptığı için darp edilen veya öldürülen farklı meslek gruplarından insanlar var bu memlekette ama hiçbirinin mensupları böyle bir beddua veya temennide bulunmuyorlar. Peki sizler ve bizler aynı toplumsal duyarlılığı sergiliyor muyuz bu tür durumlarda? Yaptığımız tercihlerin öğrenim süresi midir yoksa bu canhıraş feryadımızın sebebi? Yani yaklaşık 6+2 yıllık bir öğrenim süresi ve yogun çalışma temposu bu tür vahşi saldırılar için ayrıcalık mı katıyor tıp mesleğine? Yapmayın Allah aşkına.. Tuhafıma giden bir sey daha var ki lise ögrencisi iken -tercih dönemi de dahil- bu türden saldırılara karşı hiçbir tepki vermeyen gençler sınavdan sonraki 5-6 ay içerisinde hele de kazandığı bölüm tıp olunca birden duyarlılık sahibi oluveriyor bu konularda. NEDEN? Gelin kendimizi ayrıcalıklı görme sevdasından vazgeçelim. Seçtiğimiz meslekler biz seçtik diye değil insanlık için zaruri olduğundan önemli, değerli ve onurlu. Dolayısıyla tanınmış bir politikacının, sanatçının, doçentin, profesörün, işadamının veya eğitimcinin, doktorun öldürülmesinden daha önemsiz değil haksız yere öldürülen bir işçi veya işsizin ölümü. Öldürülmenin ayrıcalığı yok. Bir insanı öldüren insanlığı öldürmüş gibidir. Yok daha ötesi..

Bir Cevap Yazın