4 cm’den Küçük Böbrek Tümörleri

Tıp çok ilerledi. Peki, tıp nasıl ilerler? Kanıtlarla.

Peki en sağlam kanıt nedir? En güncel çalışmalar.

Peki her güncel çalışmaya inanıyor muyuz? Bilimde şüphecilik esastır. Çalışmanın her detayını didik didik ediyoruz. Eksik taraflarını yakalamaya çalışıyoruz.

Neredeyse mükemmel denilebilecek bir bilimsel çalışma yeterli bir kanıt mıdır? Tabi ki bu da yeterli değildir. Benzer çalışmaları başkalarının da yaparak aynı sonuçları almasını bekliyoruz.

Ortada yeterince kanıt biriktiğinde bu işle uğraşan insanlar olarak bir araya geliyor ve ortak bir kanaat bildiriyoruz.

İşte bilim böyle üretilir. Fakat ben fazlasıyla özet geçtim. Mükemmel denebilecek bir çalışma bazen onlarca yıl bile sürebiliyor. Milyonlarca dolarlık maliyetler de cabası. Bazen bir bilim adamının sadece bir araştırmaya ömrünü adaması gerekebiliyor. Elbette bu bir tutku işi. Gerçeği öğrenme, keşfetme tutkusu…

Ben de bu sayfadan size ara ara ufak tefek kanıtlar sunarak son bilgileri sade bir dille aktarmaya çalışacağım. İşte ilk kanıt;

Şubat ayında European Urology dergisinde yay… Pardon evet böyle bir dergi var. Pek bilmiyor olabilirsiniz. Aslında bu tarz bilimsel dergilerden çokça var. Bunları biz takip ediyor, yazılarımızı yayımlatıyoruz. Evet, dilleri oldukça teknik.

Konuya dönelim. PM Pierorazio ve arkadaşlarının yaptığı çalışmaya göre 4 cm’den küçük böbrek tümörlerini takip etmek ameliyatla almaktan daha kötü değil.

Bu ne demek? Yani bu tümörleri takip etmek de ameliyat etmek gibi bir seçenek olabilir. Peki, biz buna inandık mı? Yeterli bir kanıt mı?

Bu konuda daha önce yapılmış çalışmalar da mevcut. Fakat bunların hepsi kayıtlı bilgilerin geriye doğru taranarak analiz edilmesinden oluşuyordu. Bu yöntem, PM Pierorazio ve arkadaşlarının uyguladığı çalışmayı planlayıp hastaların sonuçlarını ileri doğru takip ettikleri ve kayıt tuttukları yönteme göre daha az güvenilir. Yani, bu güncel çalışma şu an bu konuda elimizdeki en sağlam kanıttır denebilir.

Gene de o kadar mükemmel değil. Neden olmadığını açıklamak için çalışmayı biraz inceleyelim. 4 cm ve daha küçük böbrek tümörü olan ve hastalığı yayılmamış hastalara iki seçenek sunulmuş. Karar aşamasında doktorlar mevcut bilgilerini hastalarla paylaşmış. Buna göre, daha önceden yapılmış çalışmalara göre sizin böbreğinizdeki tümörleri takip etmek de bir seçenek olabilir denmiş. Takip etmeyi kabul eden hastalar takibe alınırken ameliyatı tercih eden hastalara ameliyat yapılmış. Hastalar 5 yıl boyunca izlenmiş. Sonra bu iki grubun sonuçları karşılaştırılmış. Ameliyat edilmeyen grubun genel ölüm ve böbrek tümöründen kaynaklanan ölüm oranlarının ameliyat edilen grubun oranlarıdan kötü olmadığı görülmüş.

Aslında mükemmel gibi duruyor. Fakat bizim bu tarz çalışmalarda mutlaka aradığımız bir özellik daha vardır. Randomizasyon. Yani hastalar iki gruba dağıtılırken bunun tamamen rastgele olması. Çünkü her ne kadar çalışma yöntemimiz biraz “bak onun hastalığı iyileşmiş seninkinin de iyileşmesi gerekir” dese de hiçbir hasta birbirinin aynısı değildir. Biz bu şartlarda en genel sonucu elde etmeye çalışıyoruz. Bu en genel sonuç ancak dünyadaki bu hastalığa sahip hastaların hepsini inceleyerek elde edilebilirdi. Bu mükemmel ama imkansız bir çalışma. Öyleyse genelin içinden genele en çok benzeyen küçük bir örneği alabiliriz. Hastaları rastgele gruplara dağıtmak bunun en güvenilir yoludur. İşte Pierorazio ve arkadaşları hastaları gruplara dağıtırken onların kararlarına göre hareket etmiş. Doktorların da oldukça belirleyici olduğu hasta kararları rastgele bir dağılım sağlayamaz. Böyle olunca nispeten daha iyi durumda olan hastalar bir gruba birikmiş olabilir. Çalışmayı mükemmel yapmayan durum bu işte.

Gene de Pierorazio ve arkadaşlarının emeklerine sağlık. Elbette bu konuda daha sağlam kanıtlar üretilecektir. Şu an için en sağlam kanıtı ürettiler. Bu sayede 4 cm’den küçük böbrek tümörü olan hastalarımıza takip önerisinde bulunurken içimiz daha da rahat olacak.

Bir Cevap Yazın