Multiparametrik MR Eşliğinde Prostat Biyopsisi

PSA’nız yüksek ve hatta birkaç ayda bir kontrol ediyorsunuz git gide yükselmeye de devam ediyor. Çoktan iki kere prostat biyopsisi yaptırdınız. İşkence yapsalar daha iyiydi. Gene de gittiğiniz hiçbir doktor prostat kanserisiniz ya da değilsiniz demiyor. Kontrol amaçlı PSA’nıza baktırdığınız o günden beri iki senedir hayat size zindan oldu. Belki de birçok kanser ürologundan daha yakın takip ediyorsunuz yeni gelişmeleri. Bu yazı aslında tam da sizin için.

Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen ve akciğer kanserinden sonra en sık ölüme neden olan bir toplum sağlığı sorunudur. Bu nedenle tüm dünyada üzerine en çok bilimsel çalışma yürütülen konulardan biridir. Bilim adamları hele ki konu tıp ve insan sağlığı olduğunda Amerika’yı birden çok kez keşfetmeyi severler. Aslında tıpta bilgi üretmenin en güvenilir yolu budur. Bir tanı ya da tedavi yöntemi aynı sonuçlar defalarca elde edilerek önce bir bilimsel gerçek sonra standart bir sağlık hizmeti haline gelir. Bu süreçler bazen onlarca yıl sürer. Son yıllarda üzerine sıkça çalışmalar yayımlanan prostat biyopsisi hakkındaki yeniliklerden biraz bahsedelim. Kandaki PSA değeri bizi prostat kanserinden şüphelendiren en sağlam ipucudur.

PSA’sı yüksek bir hastaya biyopsi kararı verirken aslında iki önemli riski de göze alıyoruz. Bir; hastanın prostat kanserini yakaladık fakat acaba hiç yakalamasaydık hasta başka sebepten ölene kadar ortaya çıkmayacak mıydı? İki; mevcut biyopsi yöntemleri ile hastanın prostat kanserini ya kaçırdıysak? Son yıllardaki gelişmeler bu sorular karşısında elimizi biraz olsun güçlendirdi. Diğer birçok organ için kanserden şüphelenildiğinde biyopsi doğrudan elle muayene edilebilen, film ya da ultrasonla görülebilen tümörlerden alınır. Fakat prostattaki kanserli alan MR ve USG gibi yöntemlerle tam olarak görüntülenemiyordu. Ta ki multiparametrik MR’a kadar. Bu nedenle klasik biyopsi prostatın kanserleşme ihtimalinin en yüksek olduğu çeper kısmının her köşesinden örnek almak şeklindeydi. Fakat multiparametrik MR eşliğinde yapılan tömörlü alana yönelik biyopsi sonuçları artık bu yöntemin oldukça güvenilir olduğunu iddia ediyor.

Amerika birçok farklı bilim adamı tarafından birçok kez keşfedilmiş durumda. Valerio ve arkadaşlarının yaptığı derleme bize bunu gösteriyor. Hatta klasik biyopsi ile kanser saptanamayan fakat PSA değerleri gittikçe yükselen hastalarda multiparametrik MR eşliğinde yapılan biyopsi ile kanser saptandığını gösteren bilimsel çalışmalar da mevcut. Klasik biyopside prostata en az on hatta bazen yüze yakın iğne sokulur. Yeni yöntemin bir avantajı da daha az iğne ile yapılarak biyopsiden kaynaklanan ağrı ve diğer şikayetleri en aza indirmesi olarak görülüyor.

Gene de bu yazı işkence gibi prostat biyopsileri tarih oldu diye manşet atan bir klişe gazete haberi değil. Öyle olmaması için oldukça temkinli davrandım. Çünkü hayatın başka bazı gerçekleri de var. Bu yöntemin tüm dünyaya yayılarak sağlık sistemleri içerisinde standart bir tanı yöntemi olarak yerleşmesi zaman alacak. En büyük handikap ise işin finansal boyutu. Çünkü multiparametrik MR eşliğinde prostat biyopsisi oldukça pahalı bir yöntem. Fakat Hollanda’da yapılan bir araştırma yeni yöntemin sağlık sistemine getirdiği yükün klasik biyopsiden daha fazla olmadığını ortaya koydu. Bunun diğer ülkeler için de geçerli olup olmadığını zamanla göreceğiz.

Şimdilik ülkemizde de sayılı merkezde yapılan bu işlem gene de elinde yıllardır yükselip duran PSA sonuçları ve defalarca yapılmış biyopsi raporları ile kapı kapı dolaşan birçok hasta için yeni bir umut.

Yazarın diğer yazıları için; www.urologdroktayozman.com

Bir Cevap Yazın