Duyar duymaz insanı alıp götüren, anlaşılmaz olduğu ölçüde çekici görünen güzide tıp biliminin, latince kökenli güzide terimleri..

“sulcus tendinis musculi flexoris hallucis longi.. ”
Bu tıp fakültesi birinci sınıf öğrencilerinin biz bunları bile ezberliyoruz diyerek baya bi hava attıkları terimdir..

Bir insana, otitis media operasyonu geçirdim demenin etkisi başkadır, Orta kulak ameliyatı oldum demek başkadır.
Operasyon sonrası, “yaralarım düzeliyor” demek başkadır, “granülasyon dokularımda gözle görülür bir iyileşme söz konusu” demek başkadır.

Doktor film çekti der, babaanneler. :))
Doktor tarantino mudur ki film çeksin.
Doktor MR çekmiştir, kendisi manyetik rezonans olur ki, futbolcu işidir.
MR yazmasını bilmeyiz ama, futbolcunun bir sorunu olduğunda “emarının” çekileceğini, akabinde, müşahede altına alınacağını avucumuzun içi gibi biliriz.

Adrenokortikotropik de bunlardan biridir. Söylenmesi bi o kadar zordur.
Mogol ordusu geliyor kaçın lan kaçın diyesi gelir adamın. :))

d – sırtınız cılk yara olmuş!
h – bu mu yani bilimsel açıklaman?
d – cılk.. yani cronic indepence local klorant..
h – ooo… pardon….
d – yaa… löpçük gibi kaldın dimi?
h – löpçük?
d – lineer öbeleyşın pört…

Böyledir tıp terimleri, karizmatiktir. Anlamını bilmediğin ölçüde de karizmatikliği artmaya devam eder.

Facebook Notice for EU! You need to login to view and post FB Comments!

Bir Cevap Yazın