Elinde antibiyotik ile polikliniğe gelen, yazdirmak için ısrar eden hasta,uğraşları sonuç vermeyince beni “şikayet etmekle” tehdit etti.

Ben de yazmamakta ısrar edip, hastaya şikayet etmekte de özgür olduğunu söyleyince “ne olur yazsanız”diyerek tekrar kibarlaştı.

Ben de “beni şikayet ediniz lütfen” diye tekrar ettim.

Çıkarken “Celil bey de ne kadar terslenmiş” diye söylene söylene gitti.

Çünkü Celil bey’in vazifesi sekreterlik. O hastanın emir erliği. Ya da eczaneye olan borcu kapatmak için paravan merkez.

Şimdi bu hasta beni şikayet etse, gelip ifademi alirlar.

Neden mi?

Çünkü şikayet metni “gittim ama bana bakmadı” şeklinde olur.

Olayi şöyle çözümleyebiliriz..

Burada Celil bey “devlet” in kaynağını zayi etmemek adina bu sıcakta hastaya önce izah eder “o ilacı neden kullanmaması gerektiğini”. Ama yazmadı diye de suçlu olur hastanın gözünde. “Kötü doktor” olur. “Sağlık” adına doğru iş yapar, ama “hasta memnuniyeti” sağlanmaz. “Hasta memnuniyeti”  azalmişsa, “devlet büyüklerimiz” kızarlar.

Ama bir yandan da “aklıcı ilaç kullanımı” diye resmi yazı ve mail bombardimanına tutarlar. İlacı akılcı yazan hekim şikayet edilince, arkasinda durmazlar.

Paradoks içinde paradoks.

Ben yazarken kafam karıştı.

Ne iş yapıyoruz belli değil.

Bak ne diyeceğim..

Sağlık sistemi süper, sen de gelsene…

Dr.Celil GÖKCEK

Bir Cevap Yazın