3.sınıf… Tıp fakültesinin dikenlerle dolu zorlu bir senesi. Klinik derslere geçmeden hemen önce verilen işe yarayan ve yaramayan her türlü teorik bilginin gariban tıp öğrencisine yüklendiği bir sene. Hele ki benim gibi çift dikiş birisi iseniz durumunuz biraz daha vahim olabiliyor.

İlk derslerden itibaren nasıl bir ortamda olabildiğinizi anlayabiliyorsunuz. Yaz tatilinden yeni çıkmanıza rağmen günlük ortalama 6 saat ders sizi bekler. Yoğun ve anlaşılmaz kelimeler ile dolu koskocaman 6 saat. Bazı hocalar görürsünüz, elleri cebinde sınıfın kapısından içeri girer. Evet arkadaşlar bugün ne işleyelim der. Hocam tanışalım demiyorum da bi zahmet kendinizi tanıtsaydınız. Ama ne gerek var ki değil mi, önemli olan ders neticede.
Dersler ağır aksak ilerler. Hele bazı dersler vardır ki hocalarımız edebiyatın en güzide söz sanatlarını notlarında kullanır. Kimisi bir notunda ‘Parasempatomimetik etkili bir belladon alkaloididir.’ der aruz vezni sanatını kullanır, kimisi ‘Romatoid artritis, eklem kıkırdağının destrüksiyonuna ve progresif artritise neden olan non süpüratif proliferatif bir sinovitistir.’ deyip divan edebiyatının en güzel örneklerini slaytlarına aktarır, kimisi de ‘Steroid hormonlar siklopentanoperhidrophenanthren halkasından köken alır.’ diyerek tecahül-i arif sanatının örneklerini sunar.
Zaman ilerledikçe birtakım hasletler kazanmaya başlarsınız. Birkaç tanesinden bahsedeyim :
– Hızlı okuma kursuna gitmenize gerek kalmaz.
Çünkü ortalam her komite 400-500 sayfa not okursunuz. Hele bir de bunun tekrarı derken 1000 sayfadan fazla okursunuz. 4-5 haftalık bir zamanda bu kadar sayfa okumak ister istemez göz kaslarınızın gelişmesini sağlar.
– Yaptığınız bazı hareketler sorumlu tutulmazsınız.
Çünkü bir tıp öğrenci sınava yakın bir zamanda sayısal zekasını en üst düzeyde kullanmaya çalışır. Buna bağlı olarak da duygusal zeka en alt seviyelerde gezinir. Dışarıdan baktığınızda delice gözüken hareketler, yerli yersiz sinirlenmeler, gülmeler ya da ağlamalar tıp öğrencisinin en belirgin özellikleri arasındadır.
– Bugün ne giysem, evdeki düzen gibi dertleriniz olmaz.
Çünkü saçınız sakalınız birbiriyle iyice muhabbeti kurmuştur. Sınava yakın bir zamanda erkenden kalkıp kütüphane yolunu tutan bir kesimdeyseniz hele ilk anda elinize ne geçerse giyip sıra kapma yarışında yerinizi alırsınız. Evdeki durum ise içler acısıdır. Ailenizden uzak bir yerde okuyorsanız tüm işler size kalmıştır demektir. Arkanızı toplayan birr anneniz yoktur artık. Yatağınız darmadağın, çoraplarınız veya elbiseleriniz çok farklı yerlerde cirit atıyor olabilir ( Çorap kitaplığın en üzerinde olabilir mesela 🙂 ) Aynı zamanda böyle bir ortamda temizlik de pek sık yapılmadığından bağışıklık sisteminiz birçok zararlının işgal edemeyeceği kadar sağlamlaşır.
– Pratik birçok çözüm bulursunuz.
En kısa hazırlanan ve bulaşık derdi gerektirmeyen, hatta yemek kitaplarında bile yerini bulamamış birkaç yemek yapmayı öğrenebilirsiniz. Elinizde notla bir yandan yemek yapar, bir yandan da o notu okuyabilirsiniz. Daha fazla zaman kazanmak adına, farklı karışımlar deneyip uykuyu kendinizden uzak tutmaya çalışabilirsiniz.
Bu ve bunun gibi birçok özelliği tıp fakültesinde okuduğunuz zaman kazanabilirsiniz.
Rakhaef KEFREN ( Dicle üniversitesi tıp fakültesi 5.sınıf öğrencisi )

Bir Cevap Yazın