Acillerde şiddet giderek tırmanıyor. Türk Sağlık-Sen İzmir Üniversiteler Şubesi Başkanı Yasemin Zengin, acillerde şiddetin önlenmesi için güvenlik önlemlerinin arttırılması ve hasta yakınlarının müdahale alanlarına sokulmaması gerektiğini söyledi.
Hasta yakınlarının tedavi bölümüne girmesi nedeniyle acillerin BBG Evi’ne döndüğünü belirten Zengin, “Hasta yakınları ‘Bu müdahaleyi niye yaptın’ gibi sorular sorarak, çalışanların motivasyonunu bozuyor” dedi.

Hastanelerin özellikle acil servislerinde çalışan sağlık personelleri hasta yakınları tarafından sürekli fiziksel ve psikolojik şiddete uğruyor. Acil servislere hasta ile birlikte hasta yakınlarının da alınması sağlık personeli üzerinde bir baskı oluşturarak, personelin işini yapmasını da zorlaştırıyor. Her hasta yakını kendi hastasının durumunun daha acil olduğunu düşünerek, hemşire, doktor ve diğer acil servis personelini zor durumda bırakarak, acildeki işleyişi aksatabiliyor. Hastanelerdeki güvenlik görevlilerinin yetkilerinin de sınırlı olması sebebiyle güvenlik zafiyeti yaşanıyor.

“HER GÜN ŞİDDETE MARUZ KALIYORLAR”

Ege Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi’nde geçtiğimiz hafta yine bir hemşireye hasta yakını tarafından şiddet uygulandığını ve şiddet vakalarının her geçen gün artarak devam ettiğini belirten Türk Sağlık-Sen İzmir Üniversiteler Şube Başkanı Yasemin Zengin, bu sorunun bir an önce çözüme kavuşması gerektiğini söyledi. Özellikle acil serviste çalışan sağlık personelinin hasta yakınları tarafından fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını ve bu durumun çalışanın işine de engel olduğunu anlatan Zengin, “Özellikle acil servislere çok ciddi güvenlik önlemleri alınması lazım. Her gün 3-4 hemşire arkadaşımız şiddet gördüğü şikayetiyle bizlere başvuruyor. Acile gelen her hastanın yakını var. Bu hasta yakınlarının acile alınması mı mantıklı, alınmaması mı mantıklı buna iyi karar vermek gerekiyor. Hasta yakınlarının baskısı yüzünden sağlık personeli de işine konsantre olamıyor. Güvenlik görevlilerinin müdahale hakkı yok, yetkileri kısıtlı. Acillerde polis olması daha caydırıcı olabilir” diye konuştu.

“BENİM HASTAM EN ACİL”

Acil servise gelen hasta yakınlarının acildeki işleyişi bilmemeleri sebebiyle duygusal davranarak kendi hastasının durumunun en acil olduğunu düşündüğünü ve bu sebeple sağlık personeline baskı uyguladığını ifade eden Zengin, “Basit gribal enfeksiyonlarla gelip, onlara dahi, ‘Benim hastam en acil’ diyen hasta yakınları var. Hasta yakını acildeki işleyişi bilemez ve bu sebeple kendi hastasının durumunun en acil olduğunu düşünebilir. Ancak acilde bir sistem, bir işleyiş var. Hemşire arkadaşlarımız ve tüm sağlık personelleri arkadaşımız bu işleyişe göre sağlık hizmeti veriyorlar. İçerideki sağlık personeli hasta yakını tarafından sürekli gözetim altında. Aciller, Biri Bizi Gözetliyor Evi gibi… Bu durumda sağlık personeli işini de yapsa hasta yakını yapılanları olumsuz algılayabiliyor. Sanki hastasına kötü, yanlış bir hareket yapılıyormuş gibi düşünüyor” şeklinde konuştu.

“ACİLE, ACİL ÇEKİ DÜZEN GEREKLİ”

Acil servislerdeki işleyişin bir an önce değişmesi gerektiğini vurgulayan Zengin, “Hemşireler artık gözetlenmek ve şiddet görmek istemiyor. Acillere, acil çeki düzen vermek gerekir. Acillere yeterli sağlık personeli desteği verilerek, hasta yakınları ile sağlık çalışanlarının iç içe çalışması engellenebilir. Hasta yakını içeri alınmayarak, doktorlar hasta yakınına dışarıda bilgi verebilir. Ölüm vakalarında hastasını görmesi için hasta yakını içeri alınabilir. Acillerdeki işleyişin daha sağlıklı olması ve sağlık personelinin şiddet görmemesi için bir an önce harekete geçilmesi gerekmektedir” diye konuştu.  HABER MERKEZİ

image

Bir Cevap Yazın