09/09/2015 tarihinde akşam saatinde asistan hekim Dr Gözde APAYDIN’a CTF Çocuk  Hastalıkları Anabilim Dalı Acil Servisi’nde hasta yakınları şiddet uygulamış, meslektaşımıza aldığı darbeler sonucu 4 gün iş göremezlik raporu  verilmiştir.

Bugün aynı klinikte olan olaylar; asistan hekimlerin uğradığı şiddeti ”hoca” sıfatı taşıyan kişilerce körüklendiği gösterilmiştir. @doktorlarsitesi özel haberi ile şiddetin perde arkasında olan olaylar bir kez daha gözler önüne seriliyor;

Hekime şiddeti gösteren hasta yakınlarının, bugün tekrar Çocuk acil servisine olay çıkarmaya geldiği öğrenildi. O sırada nöbetçi ekip solunum desteğine bağlı bir çocuğa müdahale etmekteydiler. Hasta yakınlarının ”buraya her gün gelip size hayatı zindan edeceğiz” sözlerinin ve sataşmalarının ardından hekimler polise haber verip şikayetçi olmak istediklerini belirttiler.

Olayların üzerine Çocuk Hastalıkları Acil bilim dalı başkanı Profesör Doktor Halit Ç.’nın acile geldiği, asistan hekimlere ”bu hastayı şikayet edemezsiniz, bu hastaya bakacaksınız!” diye direktif verdiği ortamda bulunan hasta ve hasta yakınları tarafından da teyit edildi. Polis memurlarının geldiğini gören bilim dalı başkanı, görevli memurlara ”Ben bu servisten sorumlu öğretim görevlisiyim, şikayet falan yok, gidebilirsiniz.” dediği ve polisleri geri çevirdiği öğrenildi.

Ardından bir çok şahidin önünde asistan hekimlere dönerek, hakaret etmeye başlayan Halit Ç.nin asistanların üzerine yürüdüğü öğrenildi.

Aslında son zamanlarda akademik kadro’nun yol açtığı bu yaralar, genç hekimleri daha meslek hayatlarının başında istifa düşüncesine sürükledi.


AKADEMİK CAMİAYA SORUYORUZ;

  1. Tıbbiye bir sanatsa, asistan hekimlerin bu sanatı öğrendikleri hocadan yedikleri bu vurgun; bu sanata nasıl bir darbe vuruyor?
  2. Çocuk Hastalıkları gibi önemli bir branşta çalışan ve yakın zamanda tekrar tekrar şiddet olayları ile karşılaşan hekimlerin diğer hastaların takip ve tedavilerini etkilemeden yapabilmeleri mümkün mü sizce?  Solunum desteğine bağlı çocuğun hala acil serviste yatmakta olduğu sırada bu olayların olduğunu bir kez daha hatırlatalım!!!
  3. Bu şekilde asistan hekimlere karşı şiddeti körükleyen, ”hoca”sıfatı taşıyan akademisyenlerin denetime tabi tutulması gerekmiyor mu? Mesleği gelecekte miras alacak ve geleceğin hocaları olacak bu hekimleri, mesleklerine ve akademik camiaya küsmelerinin hesabını kim verecek?
  4. Sahada çalışmanın ne demek olduğunu unutmuş, özellikle ülkenin durumunun insanlara sirayet ettiği bu dönemde hoca asistanını koruyamayacak ve arkasında durmayacaksa, kim duracak? Kliniğin diğer öğretim görevlilieri bu duruma tepki olarak ne yapacak?

Biz sanatın ölmemesi için bir an evvel önlemler almasını umuyoruz, Sürecin sonuna kadar takipçisiyiz!!

 

Bir Cevap Yazın