Acil servis’te çalışanlar bilir, en sakin geçen acil nöbeti bile her an, bir şeye gebe olacak potansiyel taşır..

Bir siren sesinin ortamın sakinliğini nasıl bozduğunu ve sizi nasıl hareket haline geçirdiğini iliklerinize kadar hissedersiniz çoğu zaman..

“Doktor yok mu?” bağrışmaları sonrası, kanınıza karışan adrenalini tüm hücrelerinize kadar hissedersizin kimi zaman..

Beklentiler çok yüksektir..

Herkes hastasına hemen bakılsın ister..
Herkes hastası hemen iyileşsin ister..
Herkes hastası ölmesin ister..

Ama gerçek böyle değildir..

Her hastalığı iyileştirecek ilaçlarımız yoktur;
Her ölümle pençeleşen hastayı kurtara bilecek gücümüzün de olmadığı gibi..

Yaşam ile ölüm arasında ki ince çizgide mücadele veririz çoğu zaman hastalarımızla acil serviste..

Nasıl kitap ayracının bir sonraki gün devam eder ümidiyle okuduğumuz son sayfaya bırakıyorsak;
Aynen her hastayı iyileştirme, ve yaşatma ümidiyle oluyoruz, ömrün ne zaman bittiğini bilmeden..

Acil servis nöbetindeyim..

Acil servisin telefonu çaldı arayan komşu il 112 komuta merkeziydi; illerinde bulunan bir hastanenin acil servisinde iki yaşında bir çocuğun yabancı cisim aspirasyonu(solunum yoluna yabancı maddenin kaçması) sonrası solunum sıkıntısı yaşadığını, hastayı entübe(dışarıdan solunum desteği sağlayıcı) etiklerini ve çocuk cerrahisi için bize göndermek istediklerini belirttiler..

Kıdemli acil asistanının hastayı kabul etmesiyle yaklaşık bir saat sürecek çocuğun nasıl geleceği, ne durumda olduğu beklentisi tüm acil servis ekibini sarmıştı çoktan..

Ambulansın siren sesiyle resüsitasyon(yeniden canlandırma odası) odasına hızlı bir şekilde geçildi, çocuğun durumunun hızlı bir tespiti yapıldı, hızlı bir şekilde çocuk cerrahisi çağrıldı, gerekli tetkikler sonrası çocuk hızlı bir şekilde ameliyat haneye gönderildi.

Aradan iki saat gibi bir zaman dilimi geçmişti ki çocuk cerrahisi hocamız acil servise uğradı..

+Hocam çocuğun durumu nedir?
-Yuttuğu fındık tanelerinin hepsini çıkardık, servisi ağlamakla inletiyor..

Çocuk cerrahisi hocasının bu lafından sonra tüm acil ekibinin yüzündeki gülümsemeyi ve gözlerindeki ışığı görmenizi isterdim..

O anda müdahale odasında takip ettiğimiz hastalar deli mi bunlar biz burada acıdan kıvranıyoruz; bunlar gülüyor diye düşünmüş müdür bilemeyeceğim ama;

Bu iş akıllı işi değil..

Deliyiz de bence!

Dr.M Murat YAZICI
www.twitter.com/mmurat_yazici

Bir Cevap Yazın