TARİHTE BUGÜN!

17 Nisan …

29 Mayıs …

11 Kasım …

19 Kasım …

27 Kasım …

30 Kasım …

Uzayıp gidiyor …

Belki de çoğumuz bu tarihlere yabancıyız, ya da birçoğumuz için farklı anlamlar taşıyor. Ama bir hekim için hiç de iyi olmayan gözyaşları ile anılan tarihler olduğunun altını çizeyim.

17 Nisan, artık o kadar özdeşleşti ki Dr. Ersin Arslan ile evinde bakılmayan 80 yaşındaki hastayı hastanede servisinde bakacak kadar hastasını sahiplenen hekimlik ve insanlık o gün sırtından bıçaklandı ve tutunamadı hayata …keşke o gün ömrümüzden eksik olsaydı keşke o gün yaşanmasaydı…

11 Kasım, Türkiye’nin en iyi göğüs cerrahı hocamız Dr. Göksel Kalaycı ‘yı aldı aramızdan…

27 Kasım, bir hekimin cezasını kendi veren caninin kurbanı oldu Dr. Cengiz Ünal

30 Kasım, belki de yüzüne gülmediği için, belki de usulsüz isteğini yerine getirmediği için, belki de sırtını sıvazlamadığı için bir hasta yakını tarafından SABİM’e şikayet edilen ve savunmasını verdikten sonra şikayet dilekçesi ile intihar eden Dr. Melike Erdem

29 Mayıs, Samsun’da bir caninin “canım istedi öldürdüm” pişkinliğine kurban olan Dr. Kamil Furtun…

19 Kasım, içeride yüzlercesi satılıyor olmasına rağmen bir alışveriş merkezine bile bıçakla girilemezken Samsun’da bir hastanenin 5.katında bir caninin bıçağı ile hayata veda eden, bir başka kadını korumaya çalışırken canından olan Dr. Aynur Dağdemir…

***

SABİM diye bir kuruluş var Alo 184 hattı diye de bilinir. Sağlık Bakanlığı’nın bizzat kurduğu bir birimdir. Diğer bir dille sağlık çalışanını canınız ne zaman isterse şikayet edin manasına gelir. Cahilliğimi bağışlayın başka bir Bakanlık’ta böyle bir hat var mı? Ya da bir başka kuruluşta? Bir sağlık çalışanını şikayet etmenin bu kadar kolaylaştırılmış olduğu bir başka ülke var mı ya da?

Bugün hastane içlerinde biraz dolaşırsanız her yerde “Hasta Hakları” birimlerine yönlendiren levhaları görebilirsiniz. Hasta hakkı olacak tabi ki biz buna karşı değiliz asla ve şuna emin olun ki bir hastanın hakkını en iyi sağlık çalışanı savunur ve hastasına en iyi sağlık çalışanı sahip çıkar. Yani bu iş aba altından sopa göstermekle olmaz!

Bizim hastalarımızla sorunumuz yok, sorunumuz sürekli bizlere karşı kışkırtılması ve tahrik edilmesidir!

SABİM hakkında biraz araştırma yaparsanız nelerin şikayet edildiğini görürsünüz,

“doktor bana bu ilacı yazmadı”
“işe gidemedim doktor rapor vermedi”
“doktor yüzümüze gülmedi”
“hemşire sesini yükseltti”
“sağlık memuru ters ters baktı”

Gözümüzün üstünde kaş var! Hanginiz şikayet etmek ister?
Dün babamı kaybettim moralsizim bugün gülemiyorum! Hanginiz şikayet etmek ister?
Eşim düşük yaptı hiç keyfim yok, bakışlarım kötü olabilir! Hanginiz şikayet etmek ister?

***

Genelde hep hastalandığınızda gittiniz hastanelere başka türlü keyfi olarak gitmek kime çekici gelir ki, herkes bir an önce işi bitip uzaklaşmaya çalışıyor o ortamdan. Biz sağlık çalışanları 7/24, yılın her günü orda çalışıyoruz! Gecesi ve gündüzüyle! Biliyor muydunuz?
Her gün tonlarca insanın sağlık sorunu ile cebelleşiyoruz. Bu insanların psikolojisini biliyor musunuz? Biz çok iyi biliyoruz . Siz geldiğiniz birkaç saat tahammül edemediğiniz o yerler bizim iş yerlerimiz!
Bunu geçtik biz de birer canlıyız herşeyden öte! Ailemiz özel hayatımız sorunlarımız sıkıntılarımız olabiliyor, hatta belki inanmayacaksınız hasta bile olabiliyoruz! Dolayısıyla ruhen ve bedenen sizden çok da farklı değiliz. Biraz hoşgörü biraz saygı ve birbirimizi çok daha iyi anlayacağımıza eminim …

Böyle bir ortamda 5 yıl değil 25-30 yıl çalışan sağlık çalışanlarının milletvekilleri kadar yıpranmadığını biliyor muydunuz? Yıpranıyor olsalar devletimizce yıpranma payı verilirdi tabi ki değil mi! …

Bu ağır çalışma şartlarında çalışan sağlık çalışanlarını daha ne kadar zorlayabiliriz diye düşününce işte bu SABİM denilen kuruluş akla gelmiş. Başka kurumlarda ve ülkelerde örneği olmayan yegane kuruluş.

***

30 Kasım 2012 tarihinde Dr. Melike Erdem’i intihara  sürükleyen bir şikayet ve sonuç Sayın Bakanımızın deyimiyle kendisinden hizmet alacak olan belki de binlerce hastanın mağduriyeti ! …

Bir avukatı baroya şikayet etmek 80 TL idi en son şimdi ne kadar oldu bilmiyorum, bir sağlık çalışanını  SABİM’e şikayet etmek ne kadar biliyor musunuz? BELEŞ! Hatta kimliğin olması bile şart değil. Bacak bacak üstüne at, al eline telefonu, canın hangi doktoru şikayet etmek isterse çevir 184’ü et şikayetini. Çok önemli  ya da ciddi bir şikayet konusu bulmana da gerek yok, “bu doktor niye kel” diye şikayet et hatta, karşıdan “ hemen ilgileneceğiz efendim” yanıtı alacaksın!

Tüm sağlık çalışanlarımızın dikkatine, Melike’nin  ölümünün ardından SABİM tüm il sorumlularına sağlık çalışanları şikayet edildiğinde“Yazılı bilgi istenmemesi, bunun yasal bir dayanağı olmadığı, sadece sözlü danışılma yoluna gidilmesi” şeklinde bir yazı gönderdi. Peki Dr. Melike Erdem nerde? Halen mezarında …

***

Bizim memlekette başımıza kötü bir iş gelmeden birşeylerin yapıldığını görmek zordur, bir okul önünde trafik kazasında bir öğrenci ölür oraya hemen ışık konur üst /alt geçit yapılır. Bir kanalizasyon kanalına biri düşer hemen oraya rögar kapağı konur, kaygan bir yolda araçlar zincirleme kaza yapar hemen asfaltı değiştirilir vs vs . Bir doktor intihar etti SABİM de öyle yaptı .
Fakat anlamadığımız 17 Nisan 2012’de bir doktor öldürüldü hala sağlıkta şiddet yasası çıkmadı! Sayı mı yetersiz acaba? 3 Yıl sonra Kamil Furtun öldürüldü hala yasa yok. Etkili, caydırıcı ve uygulanabilir bir Sağlıkta Şiddet yasası çıkması ne olması gerekiyor kaç kişi öldürülmesi gerekiyor yetkililer en azından bunu açıklasın!

Melikeler, Ersinler, Gökseller, Cengizler Kamiller, Aynurlar ve daha niceleri ruhunuz şad mekanınız cennet olsun. Hepimiz tesadüfen yaşıyoruz bu ülkede…

***

Son söz olarak diliyorum ki bu tarihler daha artmasın daha fazla çoğalmasın yeter ki bizim ömrümüzden o günler eksilsin ama doktorlarımız öldürülüp toprağa gitmesin!

——

Uzm. Dr. Fatih BATI
Twitter @drfatihbati
www.twitter.com/drfatihbati

tarihte-bugün-700x454

Bir Cevap Yazın