Kimine acıdır hayat altında Ferrari marka araba değil de daha ucuz bir marka arabası olduğu için..
Kimine acıdır hayat sabah kahvaltısını Paris’te değil de Boğaz’a nazır yaptığı için..
Kimine acıdır hayat elinde Iphone marka telefon değil de daha ucuz bir marka telefon tuttuğu için..
Kimine acıdır hayat akşama yiyecek bir şeyi olmadığı için değil de şuan aç gezdiği için..

Hepimizin acıları farklıdır..

Kimimize acı gelen başkasına tatlı..
Kimimize tatlı gelen başkasına hayal..

Peki siz hiç gencecik bir insanın sözüm ona “kötü huylu” bir kitle sonucu ömrünün nasıl tükendiğine şahit oldunuz mu?

Ya da “kötü huylu” bir kitlenin bir insanın ve ailesinin hayatından neler çaldığına?

Bunun tarifi hepimizin için ortaktır belki de;
Hayat gerçekten “acı”

Acil nöbetimdeyim..

Acil servis müdahale odasına ağrılarından dolayı bağırarak giren hasta..

Kırk yaş,
Mide kanseri..
Bir iki aylık bir süre..
Artık ağrılar dayanılmaz acı..

Ağrı kesiciler,
Ağrı bantları,
Son ümit ağrıyı kesmesi için “morfin”..

Hastanın babasına dediği “baba ağrımı kesin; ya da beni öldürün” cümlesine şahit olmak..

Babanın hocam daha ne yapabiliriz diye gözlerinin içine bakması..

Ve bu yaşadıklarımızı tüm sağlık çalışanları olarak hemen hemen her gün yaşamak..

Başta demiştim ya hepimizin acıları farklı..
Ama sağlığı kaybetmek hepimizin için ortak bir “acı”..

Ne zaman “acı” ile karşılaşırız belli olmaz..
Ne zaman “acı” ya şahit oluruz bilemeyiz..

“Acı” sizi bulmadan..
Daha bir sayın annenizi, babanızı..
Daha bir sarılın kızınıza, oğlunuza..
Daha bir sevin arkadaşlarınızı, dostlarınızı..

Dr.M Murat YAZICI
www.twitter.com/mmurat_yazici 

Bir Cevap Yazın