Bebek ve çocuklardaki büyüme ve gelişme bozuklukları protein, enerji, vitamin ve mineral eksikliğinin neden olduğu beslenme yetersizliklerinden kaynaklanmaktadır.

Bebekler doğduklarında; öncelikle, anneden plasenta yoluyla geçmiş olan D vitamini depolarını kullanırlar. Eğer annede yeterli D vitamini yoksa, bebek için D vitamini eksikliği ortaya çıkacaktır. Anne sütü içerisinde bu eksikliği giderecek oranda D vitamini olmaması ve bebeklerin çok fazla güneş maruziyetine bırakılmaması sebebiyle, ilk 18 ay ihtiyacı olan tek takviye vitamin, D vitaminidir. Sağlık Bakanlığı 2005 yılından beri, “Bebeklerde D Vitamini Yetersizliğinin Önlenmesi ve Kemik Sağlığının Geliştirilmesi Programı” kapsamında, D vitamininin ilk yıl içerisinde düzenli kullanımını önererek, kemik gelişimi hastalığı olan raşitizm’in önüne geçmeyi hedeflemiştir.

Bebeklere Ne Zaman D Vitamini Verilmeye Başlanmalı?

Bebek doğmadan önce D vitamini ihtiyacını anneden karşılar. Doğumdan sonra ise, kendisini bir süre idare edebilecek kadar D vitaminini depolar. Eğer annede D vitamini depoları yeterli değilse bebek, D vitamini eksik olarak ya da yetersiz D vitamini depolamış olarak doğar. Bu durumda doğumdan sonra yeterli D vitamini alınmaz ve yeterince güneş ışığına maruz kalınmazsa D vitamini eksikliği oluşur.

Bahsettiğimiz etkenler sebebiyle, bebeğin doğumunun ilk haftasından itibaren, en az 12 ay boyunca günde 3 damla olacak şekilde D vitamini takviyesi yapılmalıdır.

D Vitaminini Neden Vermek Gerekir?

Süt çocuğu döneminde bebeklerin ana besin kaynağı anne sütüdür. Lakin anne sütünün 1 litresinde 12-60 IU  D vitamini bulunmakta ve bu miktar bebeklerin günlük 400 IU olan gereksinimini karşılamamaktadır. Bebeklerin ilk yıl içerisinde aldığı diğer besinlerde de D vitamini yetersizdir. Bu durumda bebeklik döneminden itibaren güneş ışınları yoluyla D vitamin sentezi veya dışarıdan D vitamini desteği en önemli kaynağı oluşturmaktadır. Eksikliğinde oluşabilecek kemik gelişim hastalıklarının engellenmesi adına, D vitamini verilmesi önemlidir.

D Vitamini Eksikliğine Sebep Olan Faktörler

Bebeklerde D vitamini kaynakları anneden plasenta
yoluyla geçiş, anne sütü ve güneş ışığı yoluyla derideki sentezdir.

  • Doğum sonrası ilk haftalarda bebeklerin D vitamini düzeyleri annelerinki ile paralellik göstermekte, sonraki aylarda ise güneş ışığı ile sentezlediği D vitamini düzeyi daha belirleyici olmaktadır. Erken bebeklik dönemindeki D vitamini yetersizliği açısından en önemli risk faktörü annede D vitamini yetersizliği olmasıdır.
  • Anne sütünde bulunan D vitamini miktarının bebeklerin günlük gereksinimini karşılamadığından bahsettik. Bu durumda bebeklik döneminden itibaren güneş ışınları yoluyla vücutta D vitamini sentezi veya dışarıdan D vitamini desteği verilmesi en önemli D vitamini kaynağı olmaktadır. Ailelerin özellikle kışın çocuklarını ev dışına çıkarmaması ve kundak gibi güneş ışınlarıyla karşılaşmayı önleyen giyim şeklini tercih ettiğini ve bunun da D vitamini eksikliği riskini artırdığını göstermektedir.
  • Beslenme yetersizliği, prematürite (miadından önce doğum), çok uzun süre anne sütü verilmesi, beslenme desteğinin yetersiz olması, düşük sosyoekonomik düzey ve annenin eğitim yetersizliği bebeklik döneminde D vitamini yetersizliği için risk oluşturmaktadır.

D Vitamini Eksikliğinde Neler Olur?

D vitamininin temel görevi barsaklardan kalsiyum ve fosfor emilimini sağlayarak vücudun kalsiyum/fosfor dengesini korumaktır. D Vitamini yetersizliği çocuklarda raşitizme yol açmaktadır.

Raşitizm en sık 3 ay – 2 yaş arasında görülür. Süt çocukluğu döneminde kafa kemiklerinde yumuşama, bıngıldakta genişlik, kaburgalarda kıkırdak birleşme yerinde tespih tanesi şeklinde oluşumlar, göğüs kafesinde çöküklük, el ve ayak bileklerinde genişleme olur. Diş çıkmasında gecikme, geç oturma, geç yürüme söz konusudur. Kas tonusunun azalması nedeniyle karın şiş ve yanlara doğru yaygındır (kurbağa karnı). Terleme ve solunum yolu enfeksiyonlarına yatkınlık vardır. Baş gövdeye göre büyük olup, yatma yönünde düzleşme gösterir. Yürümeye başladığında çocukta parantez bacak gelişir. Ağır olgularda kanda kalsiyum düşüklüğüne bağlı kasılmalar meydana gelir.

Raşitizme yol açacak kadar şiddetli olmayan D vitamini yetersizliğinde aktif raşitizm bulguları olmasa bile bu yetersizliğin olumsuz sonuçları oluşmaktadır. Bu durumda kemik yapım-yıkım hızında artma, osteoporoz, hafif osteomalazi ve kalça veya diğer kemiklerdeki kırık olasılığında artma gibi bulgular gözlenebilmektedir. Bütün bunların yanı sıra, son yıllarda D vitamini yetersizliğinin bağışıklık sistemi zayıflığı, şeker hastalığı, koroner kalp hastalığı ve tüberküloz için hazırlayıcı risk faktörü olabileceği ileri sürülmektedir.

D vitamini Takviyesi Olmaksızın Güneş Işığı ile Sentez Yeterli Olur Mu?

D vitamini yetersizliğini önlemenin en doğal yolu anne ve bebeklerin yeterli güneş görmesidir. Bununla birlikte dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Örneğin güneş koruyucu kremlerin D vitamini sentezini %97 oranında azalttığı ve camdan geçerek gelen güneş ışınlarının sentez için faydalı olmadığı bilinmektedir. Düşük D vitamini düzeyine sahip annelerin yaşam şekilleri (ev içinde daha çok vakit geçirmek, kültürel nedenlerle çocukların ev dışına çıkarılmaması, evlerin balkonsuz olması veya güneş ışınlarını engelleyen sık apartmanlı mahallelerde yaşamak gibi) bebeklerinin de yetersiz güneş görmesine neden olmaktadır.

Kentsel hava kirliliği nedeniyle yeryüzüne ulaşan ultraviyole ışınlarının D vitamini sentezini sağlayacak dalga boyunda olmaması D vitamini sentezini azaltan diğer faktörlerdendir. Ailelerin özellikle kışın çocuklarını ev dışına çıkarmaması ve güneş ışınlarıyla karşılaşmayı önleyen giyim şeklini tercih etmesinin raşitizm hastalığı riskini artırdığını göstermektedir.

Saydığımız tüm nedenlerle, bütün bebeklere yaşamın ilk haftasından itibaren D vitamini verilmelidir. Ayrıca yeterli güneş görmeyen veya D vitamini yetersizliği bakımından riskli bir yaşam şekli olan annelere gebeliklerinin son üç ayında D vitamini verilmelidir.

Sonuç Olarak

Sağlık Bakanlığı’nın da uyararak önemsediği D vitamini eksikliği konusunda aileye büyük görev düşmektedir. Bebeğin doğumundan sonraki ilk haftadan itibaren, en az 12 ay boyunca düzenli olarak günde 3 damla (400 IU/gün) D vitamini takviyesi yapılmalıdır. Böylece bebeğin kemik gelişiminde problem yaşanmayacak, raşitizm hastalığının risk faktörleri ortadan kalkacaktır.
Sağlık sizinle olsun.

Stj. Dr. Tuğba EREL
Düzce Objektif – Bebeğiniz İçin D Vitamini Çok Önemli Köşe Yazısı 


Bir Cevap Yazın