Türkiye Cumhuriyeti’nin ve ulusumuzun bölünmez bütünlüğünden yana tarafız.

Karşımızda, özerklik ilan etmiş ve hedef olarak ülkemizin bölünmesini amaçlayan bir terör örgütü bulunmaktadır. Ülkemizin birlik ve bütünlüğe karşı silah çekmiş olan PKK ve diğer terör örgütlerine karşı verilen mücadele haklı ve meşrudur.

Bir grup akademisyen adına açıklanan bildiriyi, Türkiye Cumhuriyetine karşı mayınlarla, hendeklerle, roketlerle silahlı terör uygulayan PKK’yı göz ardı etmesi nedeniyle onaylamıyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin “kasıtlı ve planlı kıyım uyguladığı”, “devletin başta Kürt Halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve bilinçli sürgün politikası” ile “hükümetin Kürt siyasi iradesinin taleplerini içeren bir yol haritasını oluşturması” gibi ifadeler ancak ve ancak bölücü hareketi kuvvetlendiren bir anlam ifade eder. Ayrıca, “uluslararası bağımsız gözlemcilerin yıkım bölgelerinde giriş, gözlem ve raporlama yapmasına izin verilmesi” talebi, son derece vahim bir taleptir.

Ancak bildiride ifade edilenlere karşı, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere siyasi iradenin temsilcileri tarafından kullanılan sözcükler ve adeta talimatlarla gözaltı ve tutuklama girişimleri de kabul edilemez bir yaklaşımdır. Bir yanlış, başka bir yanlışla düzeltilemez.

Sürecin bu noktalara gelmesinde ağır sorumluluğu olan Cumhurbaşkanının hedef aldığı akademisyenlerin bir kısmının da, daha önce birlikte sürdürdükleri “açılım” sürecindeki “akil adamlar” olması da unutulmaması gereken bir gerçektir.

Siyasi iradenin tutumu ve mafya örgütü mensuplarının katliam çağrıları da, Cumhuriyetimizin ve ulusumuzun bütünlüğüne karşı silahlı mücadele eden kuvvetlerin işine yaramakta ve onları güçlendirmektedir.

İZMİR TABİP ODASI
İZMİR ECZACI ODASI
İZMİR DİŞ HEKİMLERİ ODASI

Bir Cevap Yazın