Acil servis’te çalışanlar bilir, en sakin geçen acil nöbeti bile her an, bir şeye gebe olacak potansiyel taşır..
 
Bir siren sesinin ortamın sakinliğini nasıl bozduğunu ve sizi nasıl hareket haline geçirdiğini iliklerinize kadar hissedersiniz çoğu zaman..
 
“Doktor yok mu?” bağrışmaları sonrası, kanınıza karışan adrenalini tüm hücrelerinize kadar hissedersizin kimi zaman..
Beklentiler yüksektir..
 
Herkes hastasına hemen bakılsın ister..
Herkes güler yüz bekler..
 
Ama gerçek böyle değildir..
 
Yüzlerce hastanın tek doktor, birkaç hemşireyle bakıldığı bir ortamda ne yazık ki herkese hemen bakılamaz, herkese güler yüz gösterilemez..
 
Acil servis nöbetlerimden bir tanesi
Gecenin ilerleyen saatleri..
Müdahalenin yoğunluğunun hafiflediği zaman dilimi..
Sarı alana, yeşil alandan yönlendirilen seksen beş yaşlarında güler yüzlü bir amcam geldi..
 
– Buyur amca ne şikayetin var?
+ Göğüs kafesini göstererek, burada dünden beri ağrı var..
 
Amcamın anlattığı ağrıya yönelik kalp tahlilleri istendi ve takibe alındı..
Bu sırada müdahale yoğun olmadığı için amcam ile konuşmaya başladım..
 
– Amca sen evden mi kaçtın, niye yanında kimse yok..
+ Bilmem..
– Neyse ben seni çok sevdim, kimse gelmezse eve götüreceğim yarın haberin olsun (beraber gülüşmeler)
+ Yok hocam eşimi yoğun bakıma yatırdınız üç gün önce, onun kapısında bekliyorum kızımla, üstten geldim ben..
(Sonradan yeşil alanda ki arkadaşlardan öğreniyorum, yeşil alana tansiyon baktırmaya gelmiş amca, amcaya bir şikayetin var mı deyince, önemli bir şeyim yok göğsüm ağrıyor demiş, onun üzerine de sarı alana yönlendirilmiş..)
 
– Kızına ulaşalım da gelsin yanına..
+ Tamam hocam..
 
Güvenlik arkadaşların yardımıyla amcanın kızına ulaştık, takiplerini yaptık, takiplerinden her hangi bir sıkıntı çıkmayınca da amcayı taburcu ettik..
 
– Amca tahlillerinde sorun çıkmadı..
+ Tamam hocam ben gideyim yoğun bakım kapısına o zaman..
– Tamam amcam, geçmiş olsun..
 
Altı saatlik acil müdahale ve müşahede takiplerinde yüzünden gülümse eksik olmayan, aklı yoğun bakımda ki eşinde, bedeni sedyenin üstünde uykuya dalan amcamın arkasından bakarken aklıma geldi..
 
Şöyle bir köşesinde soba olan odanın şark köşesinin bir ucuna amcayı oturtacaksın, bir ucuna sen oturacaksın..
Dolduracaksın tavşan kanı iki bardak çayı..
 
Anlat amca diyeceksin;
“Nedir hayat arkadaşı?..”
 
Bir yudum alacak çayından amca..
“Evladım, hayat arkadaşı..”

Bir Cevap Yazın