65 Yaşında kadın hasta, kolesistektomi sonrası beşinci günde 38 derece ateş
Kan kültürleri 2 adet alınıyor ve antibiyotik başlanıyor. Sefotaksim ve Vankomisin..
Altı saat içinde hasta da sınırlı bir iyileşme olmakla birlikte hala ateşli..
Ateşin ikinci günü, kan kültürlerinin ikisi de sinyal veriyor: gram (-) basil.
Vankomisin kesilip gentamisin ekleniyor. Hasta hala ateşli olduğundan iki kan kültürü daha alınıyor.

İlk kan kültürünün sonucu:  Enterobacter cloacae
Ampisilin:                                        R
Sefazolin:                                        R
Sefotaksim:                                     S
Siprofloksasin:                                S
Gentamisin:                                    S
İmipenem:                                      S
Piperasilin:                                     R
Trimetoprim/sulfametoksazol:        R

Gentamisin eklendikten sonra hastanın ateşi düşüyor.

İkinci set kan kültüründe de E.cloacae
Ampisilin:                                 R
Sefazolin:                                 R
Sefotaksim:                              R
Siprofloksasin:                         S
Gentamisin:                             S
İmipenem:                               S
Piperasilin:                              R
Trimetoprim/sulfametoksazol: R

En olası neden hangisidir?

A) Hasta yeni bir E.cloacae suşu ile infekte olmuştur.
B) Tedavi sırasında direnç gelişmiştir.
C) Sefotaksim duyarlılık sonuçlarından  biri yanlıştır.

(cevap B şıkkı)

Şimdi neden böyle bir örnek verdim onu anlatayım:  Uzun süren tedaviler sırasında bazı bakterilerde antimikrobik ilaçlara karşı direnç gelişebilir ve bu dirençli bakterilerle gelişen enfeksiyonların tedavisi de daha zor, daha pahalı ve ölüm oranı daha yüksek olur.. Direnç arttıkça toplumda enfeksiyon hastalıklarının daha uzun sürmesi, yayılması, salgınların sıklaşması ve ölüm riskinin artması söz konusudur.

Diyelim ki üst solunum yolu infeksiyonu geçiriyorsunuz, hastalığımız da viral değil. Antibiyotik kullanmaya başladık. Şimdi olabileceklere bir bakalım:
1) Bu solunum yolunda bizi hasta eden bakteri muhtemelen bir daha eğer zayıf bir anınızda sizi ele geçirirse aynı antibiyotik tedavisine cevap vermeyecek, bu yüzden de daha ağır bir tedaviye ihtiyaç duyacaksınız, daha ağır seyredecek hastalığınız.
2) Geniş spektrumlu antibiyotikler vücudunuzun çoğu yerindeki bakterilere zarar verirler. Mesela akne tedavisi için tetrasiklin türevi bir antibiyotik kullanılıyor. Ancak bunun idrar yollarındaki bakterilere de etkisi var, ama daha az. Böylece ilerde idrar yolu infeksiyonu geçirme ihtimaliniz de artıyor.
3) Antibiyotiklerin sadece patalojik yani hasta yapan bakterileri değil, bu kötü kalpli düşmanlarımızın vücuda yerleşmesini engelleyen, vücut floramızı koruyan iyi bakterilere de zararı oluyor. Sindirim sistemi veya bağırsak bakterileri gibi. Sonra gelsin ölüme bile götürebilecek ishal-kolit..
**İşte bu yüzden geniş değil her zaman en dar spektrumlu antibiyotiğin seçilmesi gerekir, sanılanın aksine!
4) Mantar enfeksiyonları: Bu antibiyotik denen meretler bakterileri öldürerek mantarların coşup kabarmaları için oldukça şahane bir ortam oluştururlar. Kadınlarda çok sık görülen vajinal mantar enfeksiyonlarının sebebi de budur. Zaten prospektüslerin hepsinde süper enfeksiyon görüldüğü takdirde tedavi kesilmeli ve mantar usulüne uygun tedavi edilmelidir der.

Şimdi düşünün ki, siz bir de antibiyotikleri gereksiz yere kullandınız. Yani zaten düşük olan kar zarar oranını sıfıra çektiniz, bir de karaciğerinize yüklendiniz. Bunların hepsinin görülme sıklığı da tavana vurdu. Yani özetle o zararsız diyerek  fındık fıstık gibi yediğiniz içtiğiniz antibiyotikler gün gelir başınızın belası olur. O yüzden antibiyotik kullanırken iki kere düşünün doktorunuza antibiyotik yazması için ısrar etmeyin illa bir şeye ısrar etmek istiyorsanız  bu antibiyoğram  testi  yaptırmak için olsun.

Bir Cevap Yazın