“Grip aşısı risk grubunda ölüm oranlarını azaltıyor”
– Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ünal:
– “İnfluenza; kronik hastalık olduğunda, 65 yaş üstü kişilerde, kalp yetmezliği olanlarda, onkolojik, diyabetik hastalarda ve gebelikte ölüm oranlarını 10 kat artırıyor”
– “Aşı olmadığında bu ölüm oranı katlanarak gidiyor. Hem daha sık oluyor hem de 10-20 kat artıyor ve öldürüyor. Bizim derdimiz bu grup zaten. Dünya artık grip aşısının yapılıp yapılmayacağını tartışmıyor”
– Akademik Geriatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Karan:
– “65 yaşın üzerinde influenza, zatürre, tetanoz, zona aşısı bugün için gerekli duyulan aşılama sistemleri. 65 yaşın üzerindeki hastalarda influenza aşısı yaptığınız zaman, belki etkinliği genç grup kadar başarılı değil ama buna rağmen hastaneye yatışları yüzde 50’ye, ölüm oranlarını ise yüzde 90’lara kadar azaltıyor. İnfluenza aşısının etkisi son derece net ve kanıtlanmıştır”

İSTANBUL (AA) – Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, influenzanın (grip) 65 yaş üstü kişilerde, kronik hastalığı bulunanlarda ve gebelerde ölüm oranlarını 10 kat artırdığını belirterek, “Aşı olmadığında bu ölüm oranı katlanarak gidiyor. Hem daha sık oluyor hem de 10-20 kat artıyor ve öldürüyor. Bizim derdimiz bu grup zaten. Dünya artık grip aşısının yapılıp yapılmayacağını tartışmıyor.” dedi.

Aralarında, Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği, Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu, Akademik Geriatri, Türk Kardiyoloji, Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları, Türk Tıbbi Onkoloji, Türk Toraks derneklerinin bulunduğu 14 tıp derneğince, grip aşısı konusunda toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla basın toplantısı düzenlendi. 

Toplantıda konuşan Prof. Dr. Ünal, 20. yüzyılda gerçekleşen aşılama teknikleriyle bugün 12 hastalığın neredeyse görülmediğini ifade ederek, aşının başarısının yaygın kullanımla ortaya çıktığını dile getirdi.

Yaygın aşılamanın, hem dünyada hem de Türkiye’de başarılı şekilde yürütüldüğünü, son 15 yıldır gelişmiş ülkelerde, hatta dünyanın tüm ülkelerinde çocuk aşı takvimi gibi erişkin takvimi oluşturulduğuna işaret eden Ünal, şöyle devam etti:

“Bu toplantımızın esas fikri erişkin aşılamadaki farkındalığı artırmak, mevsim itibarıyla da influenzaya yoğunlaşmaktır. Tüm dünya çocuklarını çok başarılı aşılarken, erişkin aşılama oranları maalesef çok düşük. Yavaş yavaş artıyor ama bazı ülkelerde çok mesafe katedildi. Türkiye’ye bakıldığında erişkin aşılama hakikaten çok düşük oranlarda seyrediyor. En kötü durumda olduğumuz pnömokok aşısı. Türkiye’de 65 yaş üzeri kişilerde zatürre aşısı yapılma oranı yüzde 1’dir. İnfluenza, kronik hastalık olduğunda, 65 yaş üstü kişilerde, kalp yetmezliği olanlarda, onkolojik, diyabetik hastalarda, romatoid artrit ya da lupusu olup steroid kullanmak zorunda olanlarda ve gebelikte ölüm oranlarını 10 kat artırıyor. Aşı olmadığında bu ölüm oranı katlanarak gidiyor. Hem daha sık oluyor hem de 10-20 kat artıyor ve öldürüyor. Bizim derdimiz bu grup zaten. Dünya artık grip aşının yapılıp yapılmayacağını tartışmıyor. Bilim adamlarının daha iyi, kuvvetli aşı bulma çabaları devam ediyor. İçinde civa vardır meselesini de anlamıyorum. Bir şeyi konuşurken gerçekten olup olmadığına bakmak lazım. Civa aşıların içerisine mikroplardan korunmak için konulur. Eğer bir kabın içinde 20 kişilik aşı varsa mikrop gelmesin diye kullanılır. Bunlar tek kullanımlık aşı, içine koymasına da gerek yok.” 

– “Aşıyla ilgili şu ana kadar ciddi bir yan etki görülmedi”

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Süda Tekin, enfeksiyon hastalıklarından hijyen kuralları ve aşılamayla korunulabileceğini, çocukluk döneminde oturtulan aşılamanın erişkin ayağına son 3-5 yıldır önem verildiğini ifade etti. 

Tekin, Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği ve şu anda onaylanmış, aşıyla korunulabilen 22-23 hastalık bulunduğunu vurgulayarak, “Nezleden farklı olarak grip, daha sonra alt solunum yollarına inerek solunum yetmezliğine yol açarak, özellikle risk gruplarında ölüme sebep olabilir. Bizim korkumuz ve kaygımız bu.” diye konuştu.

Bunları önlemek için başta 65 yaşın üzerindeki kişilerin, sağlık çalışanlarının, böbrek, akciğer, karaciğer, kalp yetmezliği başta olmak üzere kronik hastalığı olanların, bağışıklık sistemi bir şekilde baskılanmış kanser hastaları, kemoterapi gören, AIDS ve nötropenik hastalığı olanların mutlaka grip aşısı yaptırması gerektiğine dikkati çeken Tekin, virüsün solunum yoluyla başka kişilere de bulaşabileceğini söyledi. 

Tekin, “Özetle Dünya Sağlık Örgütü bu aşıyı son dönemde, başta risk grupları olmak üzere herkese önermekte.” dedi.

– “Türkiye’de erişkin aşılama oranı çok düşük”

Akademik Geriatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Karan, Türkiye nüfusunun artık yüzde 8,2’sinin 65 yaşın üzerinde olduğunu anlatarak, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu nereden baksanız 6 milyonun üzerinde bir insan topluluğu yapıyor. Bu dönemde hastalıklar daha riskli ve karmaşık, daha değişik seyrediyor. Sonuçta da daha öldürücü olabiliyor. En sık ölüm sebeplerinin başında da solunum yolu enfeksiyonları geliyor. Özellikle zatürreye olan eğilim 7 kata kadar artmış durumda. İnfluenza ve diğer bazı aşılar koruyucu hekimliğin temel kısımları. 65 yaşın üzerinde influenza, zatürre, tetanoz, zona aşısı bugün için gerekli duyulan aşılama sistemleri. Bu hastalarda influenza aşısı yaptığınız zaman, belki etkinliği genç grup kadar başarılı değil ama buna rağmen hastaneye yatışları yüzde 50’ye, ölüm oranlarını ise yüzde 90’lara kadar azaltıyor. İnfluenza aşısının etkisi son derece net ve kanıtlanmıştır.”

– “Aşı, kalp hastalarında yeni kalp krizi riskini azaltıyor”

Türk Kardiyoloji Derneğinin gelecek dönem başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Erol, kalp damar hastalıklarının tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de birinci sırada yer alan ölüm sebeplerinden olduğunu, bu nedenle bu hastalıklardan korunmanın ve tedavinin çok önemli olduğunu söyledi.

Kalp damar ve yetersizliği olan hastalarda grip aşısının son derece etkin olduğunu dile getiren Erol, bu gruptaki hastalarda gribal enfeksiyonlar sırasında yeni kalp krizi gelişme riskinin artığını kaydetti.

Erol, bu nedenlerle kalp damar hastalarının grip aşısı olması gerektiğine işaret ederek, “Bu hastaların grip aşısı olmaları kalp krizi geçirme risklerini de azaltıyor. Bu son derece önemli. Eğer zeminde kalp, damar hastalığı varsa bunların yeni bir kalp krizi geçirmelerini önlemek için grip aşısı rutin önerilen bir tedavidir, bunun hiçbir tartışması yok.” şeklinde konuştu. 

Toplantıya, Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Gürsel Özer, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mahmut Gümüş, Türk Toraks Derneği Üyesi Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu da katıldı.

Konuşmaların ardından, toplantıya katılan basın mensuplarından isteyenlere grip aşısı yapıldı.

Bir Cevap Yazın