Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği, yaptığı açıklamada adeta bir sonraki fiyat artışının tarihi verildi. Dernekten yapılan açıklamada ‘İlaç fiyatlandırılmasında kullanılan Avro kuru ise 6 Ocak 2017 tarihinde yapılan düzenlemeyle 2,1166 TL’den  2,3421 TL’ye gelmiştir. Yine söz konusu karar uyarınca fiyat değişiklikleri düzenleme tarihinden 45 gün sonra, yani 20 Şubat 2017 tarihinde yürürlüğe girecektir’ denildi. Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri ise asıl bu karar alındıktan sonra ilaç sağlanması konusunda büyük problemler yaşandığını savunarak, bu konunun bakanlıkça araştırılması gerektiğini söyledi.

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği’nin yaptığı açıklama şöyle:

İlaç fiyatları ve piyasaya ilaç arzı hakkında son zamanlarda bazı yazılı basın organlarında çıkan yanlış ve yanıltıcı bilgilerin düzeltilmesi ve kamuoyunun doğru ve tarafsız şekilde bilgilendirilmesi ihtiyacı doğmuştur.

“İlaç zammı” olarak basına yansıyan haberlerin aslı Türkiye’de 2004 yılından itibaren uygulanan referans fiyat uygulaması çerçevesinde yapılan “kur düzenlemesinden” ibarettir.

Referans fiyat uygulaması çerçevesinde ilaç fiyatları Sağlık Bakanlığı’nca tanımlanmış ülkelerdeki en ucuz fiyatlar esas alınarak belirlenmektedir.

İlaç fiyatları hesaplanırken ilgili Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, her yıl Ocak ayının ilk 5 iş günü içerisinde, bir önceki yılın Avro kuru ortalamasının yüzde 70’i alınmaktadır. Sonuç olarak, Sağlık Bakanı’mız Sayın Recep Akdağ’ın da belirttiği üzere, Türkiye dünyada ilaç fiyatlarının en ucuz olduğu ülkelerden birisidir.

Bugün 1 Avro değeri 4,05 TL seviyelerinde seyretmektedir. İlaç fiyatlandırılmasında kullanılan Avro kuru ise 6 Ocak 2017 tarihinde yapılan düzenlemeyle 2,1166 TL’den 2,3421 TL’ye gelmiştir. Yine söz konusu karar uyarınca fiyat değişiklikleri düzenleme tarihinden 45 gün sonra, yani 20 Şubat 2017 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Türkiye’de ilaç tedariki, ilacın üretici firmalardan ecza depolarına ve ecza depolarından da eczanelere dağıtımı şeklinde sağlanmaktadır.

İlaç şirketleri olarak insan sağlığını ve hastalara karşı olan sorumluluğumuzu her şeyin üstünde tutarak ilaç tedarikini bu kanallar aracılığıyla doğal seyrinde sürdürmekteyiz.

TÜRK ECZACILAR BİRLİĞİ’NİN AÇIKLAMASI

Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri Arman Üney’in açıkmaması ise şöyle

Ülkemizde ilaçların halkımıza ulaşmasının yasal ve tek güvenli yolu eczanelerdir.
İlaç şirketleri üretmiş oldukları veya ithal etmiş oldukları ilaçları, ecza depolarına ulaştırırlar. Ülkemizdeki 25.000 eczane de, ecza depolarından almış oldukları ilaçları halkımıza ulaştırır. Üretici veya ithalatçı ilaç firmalarından çıktıktan sonra, ilacın izlemiş olduğu bu rota hasta güvenliği için vazgeçilmezdir.

Bugün ülkemizde yaşanan ilaç temini ile ilgili sıkıntı, ilacın halka ulaştırılmasındaki son nokta olan eczanelerimizden kesinlikle kaynaklanmamaktadır. Zira, “Eczanelerimiz halkımıza hizmeti sunabilmek için gerekli ilaçları bulmakta zorlanmaktadır. Çünkü “Eczacılarımıza yok olduğu söylenen bir ilacın eczacılarımız tarafından tedarik edilmesi mümkün değildir”.
İlaç tedariki noktasında söylendiği gibi “doğal seyrinde işleyen bir süreç” söz konusu değildir. Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması noktasında yapılan 6 Ocak tarihindeki değişiklik 45 gün sonra yürürlüğe girecektir. Buna göre, 6 Ocak’taki yasal değişiklik 20 Şubat’ta geçerli olacaktır. Ancak Kararın yayınlanmasından önce gayet rahatlıkla eczanelerimize ulaşan bazı ilaçların, kararın yayınlanmasından sonra eczanelerimize ulaşmasında ciddi problemler ortaya çıkmıştır.
Eczanelerimize gönderilmeyen ilaçların, 20 Şubattaki ilaç fiyat artışı sonrası zamlı fiyatlar ile tedarik edileceği, bugün için toplu olarak elde tutulduğu ve adeta stokçuluk yapıldığı yönündeki iddiaların Sağlık Bakanlığı tarafından derhal araştırılması gerekmektedir.

DAHA FAZLA KAR İSTEYENLER, HASTA SAĞLIĞINI TEHDİT ETMEKTEDİR.

Stokçuluk diye bilinen bu sürecin en büyük mağduru hastalarımız, ilaca ulaşmak için eczanelerimize gelen vatandaşlarımızdır. Bizler, bu noktada Türk Eczacıları Birliği olarak sürecin en yakın takipçisiyiz. İnternet sitemiz üzerinden, yok olduğu bize bildirilen ilaçların listesini de Sağlık Bakanlığı ile paylaştık.
Hasta Sağlığını tehdit eden ve vatandaşın sağlığıyla oynayan bu stokçu zihniyete karşı gerekli soruşturmaların, cezai işlemlerin derhal başlatılması gerekmektedir. Ancak tekrar etmekte fayda var, halkımızın ilaca ulaşamamasının sebebi, eczanelerimizin de ilaca ulaşamamasıdır. Eczanelerin ilaca erişebilmesi demek hastalarımızın ilaca ulaşabilmesi demektir. Son olarak, Türkiye’nin dört bir tarafındaki eczaneler ve Türk Eczacıları Birliği olarak elimizden geldiği kadar bu süreç içinde hasta sağlığının korunması noktasında azami gayret ve çabayı gösteriyoruz ve göstermeye de devam edeceğiz.

Bir Cevap Yazın