Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları ABD öğretim görevlisi Prof. Dr. Ener Çağrı Dinleyici twitter hesabından Time Dergisinde yayınlanan makaleyi paylaştı. Sizlere bu güzel makaleyi Ener Hocamız tarafından aynen paylaşıyoruz.

Şu ana kadar #coronavirus konusunda en iyi yanıtları okudum. Sözüne güvenilen isimlerden birisi Bruce Aylward, WHO’nun danışmalarından. #TIME dergisinde @amygunia ile yaptığı röportajda temkinli, sağduyulu, şeffaf ve eğitici cevaplar vermiş.

Bruce Aylward, daha öncesinde çocuk felci, Ebola ve diğer enfeksiyon hastalıkları ile her alanda 30 yıldır emek veren birisi. #COVID19 ile global mücadelede önemli bir bilim insanı. @amygunia’nın röportajının ana hatlarını özetlemeye çalıştım (bu kez yorumsuz)

Bu yazının temel sorusu şu “Coronavirus hiç gitmeyecek mi?”

Salgının başlangıcında, Şubat ayında, Pekin’e giderek hastalığın seyri konusunda ve alınan önlemleri yerinde takip etmiş Dr. Aylward. Şimdi de salgınla mücadelede tüm ülkeler ile deneyimleri paylaşıyor.

COVID19’un dünyada yayılmaya devam etmesini bekliyor musunuz?

Bunu değerlendirmek için hastalığın başladığı yere (Çin), yakın zamanda enfeksiyonu başladığı yerlere ve daha enfeksiyon olmayan yerlere göz atmak lazım. Çin’de ocak ayı başında hastalığı saptadılar, çok radikal önlemler aldılar ve Mart ayı sonunda kontrolü sağladılar. Buradan çıkacak sonuç önlemlerin etkisini görmek için en az 3 ay gerekli. Avrupa, Kuzey Amerika, Orta Doğu’ya baktığınızda, gerçekten üstel büyüme döneminde olduğumuzu görebilirsiniz, çok hızlı vaka artışı olan yerler var, örneğin İtalya gibi. Bu ülkelerin önünde hala aylarca sürecek bir mücadele olabilir. Afrika ülkelerine ve Hindistan’a baktığınızda, hastalığın daha yeni başladığını görebilirsiniz. Çok az vakaları olmasına rağmen, hastalık eğrilerine bakarsanız üstel büyüme aşamasındalar.

Coronavirus pandemisinin altı ay sonra nasıl olacağını öngörüyorsunuz?

Dünyanın bazı bölgelerinde halen hastalığın olacağını, ancak gezegenin büyük kesiminde hastalığın şiddetli etkisinden çıkmış olacağımızı düşünüyorum. O zaman da grip sezonuna geri döneceğiz, büyük sorulardan biri, o dönemde yeni bir dalga görecek miyiz, bunu henüz bilmiyoruz. COVID-19 hiç kaybolacak mı? Görünüşe göre, Güney Yarımkürede çok farklı bir seyir olmadıkça, dünya genelinde bu hastalığı görmüş olacağız.
O zaman “Ne olacak” “Tamamen yok olacak mı?” “Periyodlar halinde hasta görmeye devam mı edeceğiz” ”Yoksa mücadele etmemiz gereken düşük seviyeli endemik hastalıklarla bir hastalık mı olacak”.
Çoğu bilim insanı, bunun tamamen ortadan kalkabileceği ilk senaryonun çok olası olmadığını, sadece insanlar arası bu hızlı aktarımın yavaşlayacağı, dolayısıyla daha sonraki dalgaların daha düşük seviyeli olacağını düşünüyor. Bunlar ülkeler ve tüm toplum olarak yaptığımız önlemlere bağlı olacaktır. Her olası vakanın testini yaparsak ve hızlı izolasyonunu sağlarsak olgu sayılarını düşük tutabiliriz.
Alınan önlemleri hastalığı tam kontrol etmeden azaltmak yeni dalgalara neden olabilir. Açıkçası gelecekteki durumu virüs kadar bizim salgına verdiğimiz yanıtlar belirleyecek.

ABD ve Avrupa salgın kaçınılmaz mıydı yoksa durdurulabilir mi? “Boşa giden” kelimesini kullanmak istemiyorum ama zamanı optimum kullanamadık. Şimdi büyük sosyal kapanmalar ile zaman satın alınıyor, virüsü durdurmuyor ama zaman kazanılıyor.Aynı zamanda testi yaygın uygulamak ve sistemleri yerleştirmek için de zaman kazanılıyor. Böylece tek tek vakaları tedavi edebilmek için zaman da kazanılıyor.

Şu anda önemli soru şu “Ülkeler bu kapanma dönemlerini optimal koşullarda değerlendirebilecek mi?” Çünkü ancak ülkelerde sosyal izolasyonu sağlarsanız, ekonominiz ve geleceğiniz için umudunuz olabilir.

Bu salgının ABD ve batı Avrupa’daki günlük hayatı ne kadar süre etkileyeceğini düşünüyorsunuz? Hayatın normale dönmesi ne kadar süreceğini düşünüyorsunuz?

Buna yanıt vermek için Çin, Güney Kore ve Singapur’a bakmalısınız. Bu ülkelerde ki erken önlemlere benzer sıkı önlemler ile 2 ay belki de 3 ay içerisinde kontrol altına alınabileceği yönünde. Batı’daki çoğu ülke “Tüm bu vakaları gerçekten test edebilir miyiz” “Doğrulanan tüm vakaları gerçekten izole edebilir miyiz? ” Bununla mücadele ediyorlar. Yani Çin’den biraz daha farklı yaklaşıyorlar ve asıl sorun şu “Bu yaklaşım işe yarayacak ve sadece birkaç ayda sonlanacak mı yoksa daha uzun süreli ve büyük toplumsal, ekonomik etkiler mi olacak.

ABD’nin test kullanımı konusunda kritik zamanı kaybettiğini düşünüyor musunuz?

Bence her ülke farklı nedenler ile zaman kaybetmiş olabilir, kimi ülkede test kapasitesi yetersiz iken kimi ülke bunun mevsimsel grip kadar kötü olmadığını düşünerek zaman kaybetmiş olabilir.

Çin’de ikinci bir #COVID19 enfeksiyon dalgası için endişelenmek için bir neden var mı?

Kesinlikle ve Çin’de endişe duyuyor. Çin’i dolaşırken, özellikle Batı’nın aksine, yöneticiler kaygılı olduğunu görüyoruz. “Hastane yatağı yapıyoruz, solunum cihazı yapıyoruz, hazırlanıyoruz” diyorlar. Çin’li yetkililer virüsün yok olmasını beklemiyor, ama bu kez toplumu, ekonomiyi ve sağlık sistemini iyi yönetmeyi, bu durumu bir daha yaşamamayı umuyorlar.

İtalya’daki ölüm oranı neden bu kadar yüksek görünüyor?

Birçok faktörün birlikteliği. İtalya’da yaş dağılımına bakarsanız, Japonya’dan sonra dünyanın en yaşlı ülkesi, insanlar bunu unutuyor ne yazık ki. Dünyada ciddi bir yaşlı nüfus var ve hastalığı daha şiddetli geçiriyor.

En savunmasız durumda olan ülkeler nelerdir?

Herkes savunmasız, ancak büyük sorun Afrika’da. Tıbbi imkanları kısıtlı düşük gelirli ülkelerde hastalık başladığında ciddi etkileri olabilir. Düşünmek istemediğiniz şeylerden biri, ama rakamlar çok ciddi olabilir.

DSÖ ülkeleri “test etmeye, test etmeye, test etmeye” çağırıyor. Özellikle yeterli test yapmadığını düşündüğünüz herhangi bir ülke var mı?

Tersine cevap vermek çok daha kolay. Yeterince test yapan var mı? Çin, Güney Kore, Singapur dışında bir miktar iyi durumda.

İran’da enfekte olan insan sayısının bildirilen resmi rakamlardan daha fazla olduğundan endişe etmek için bir neden var mı?

Kesinlikle. İran da aynı sebepten endişe duyuyor. Geçen hafta sağlık yetkilisi ile görüştüğümde, büyük sorun tüm şehirlerden ve hastanelerden veri alınamaması. İnsanların “bu ülke olgularını saklıyor” veya “Bu ülke tüm verilerini paylaşmıyor” dediğini her zaman duyuyorum. Genellikle ülkeler anlamlı veriler elde etmek için uğraşıyorlar.

Coronavirus’e bağlı altta yatan hastalığı olmayan kişilerin de yaşamını kaybettiği görülüyor, sizin gözlemleriniz nasıl?

Beni korkutan şeylerden biri hastalık batıya yayıldıkça, toplumda gençler arasında hastalığın onları etkilemeyeceği ile ilgili bir YANLIŞ düşünce var. İtalya’da yoğun bakım ünitelerinde yatan hastaların %10’u 20-30-40’lı yaşlarında kişiler. Bu kişiler genç ve daha önceden hastalığı olmayan kişiler. Bu kişilerde hastalığın neden ağır seyrettiğini henüz bilmiyoruz.

Gençlere mesajı Bruce Aylward’ın “BU HASTALIK BENİM YAŞAMIMDA GÖRDÜĞÜM EN CİDDİ HASTALIKARDAN BİRİ, BUNU KABULLENMEK ZORUNDAYIZ”

Tüm bireyler için tehlikeli. Ebeveynleriniz, büyükanneleriz, dedeleriniz, ve yaşlılar için tehlikeli öncelikle ama TÜM TOPLUM için tehlikeli. Gençler olarak ıssız bir adada yaşamıyorsunuz, büyük bir toplumun parçasısınız ve hastalığın bulaş zincirinin bir halkası da sizsiniz. Eğer enfeksiyonu kaparsanız sadece kendiniz için değil tüm toplum için tehlike oluşturursunuz. Bu yeni hastalığın ciddiyetini asla gözardı etmeyin, bilmediğimiz şey çok.

Ülkelere en önemli öneriniz nedir?

Test, test, test, test, herkese test değil, şüphelenilen olgulara test, şüphelenilen olgulara test, şüphelenilen olgulara test.

Bu durumun nasıl sonlanacağını düşünüyorsunuz?

Bu salgında insanlığın virüslere karşı bir zaferi ile sonuçlanacak, bundan şüphe yok. Sadece ne kadar çabuk önlemler alıp, ne kadar az hasar ile bu salgından çıkacağımız. Bu süreçte etkin aşı ve ilaçlarımız olacak ve yarışı biz kazanacağız.

Röportajın tamamı için tıklayınız.

Bir Cevap Yazın