Alzheimer’ın otoportresi

İnsanın beynine kendi varlığını unutturan, bütün belleğini ve becerilerini çalan Alzheimer’ın yarattığı tahribat, bu hastalığa yakalanmış bir ressamın fırçasından tuvale yansıdı.

ABD’li ressam William Utermohlen’in hastalığın başladığı 1995’ten 2000 yılına kadar yaptığı otoportreleri, demansın nasıl ilerlediğini gösteriyor. Önce korku ve yalnızlık, sonra isyan ve öfke, ardından utanç ve ıstırap geliyor.

Hafıza ve konsantrasyon sorunları başlıyor.

Beyinde, uzay zaman betimlemesi bozuluyor.

Cisimleri tanıma ve fonksiyonlarını anlamakta zorluk çekiyor./_newsimages/1208423.jpg

Karar verme ya da hareketleri anlamakta yetersiz kalıyor.

Berrak düşünce ve karar verme yetisi zaman geçtikçe sönüyor.

ALZHEIMER hastası Amerikalı ressam William Utermohlen, beyninin giderek mahvoluşunu, insanların ve kendi gözleri önünde yokoluşunu, yaptığı kendi portreleri ile gözler önüne serdi.

Alzheimer teşhisi konulduktan kısa süre sonra yaptığı çalışmalar korku ve yalnızlık ifadesi. Daha sonra bu duygular isyan ve kızgınlığı yansıtıyor. Ardından utanç, karmaşa ve ıstıraba dönüşüyor. Derken, en son iki portrede, yaratıcı ve yetenekli bir ruh artık ortadan kaybolmuş görünüyor.

Bir zamanlar zengin ayrıntılı figüratif tabloları New York ve Avrupa galerilerinde satılan Philadelphia’lı ressam, hastalığının başlangıç yıllarında kendi portrelerini yaptı. Portrelerin bir düzineden fazlası College of Physicians of Philadelphia galerisinde, hastalığın Dr. Alois Alzheimers tarafından 1906’da bulunuşunun 100. yılı anısına ve aynı zamanda Utermohlen’e saygı alarak 30 Nisan’a kadar sergileniyor.

Alzheimer teşhisi 73 yaşındaki Utermohlen’e 1995 yılında konuluyor.

Aylar ve yıllar geçtikçe resimler gittikçe ilkel bir stil alıyor. Oysa Utermohlen doktorlara, yapmak istediği şeyin böyle olmadığını söylüyor.

Son çalışması (1999-2000) “Silinmiş kendi Portresi”nde Utermohlen, kendisine benzetmek için tekrar tekrar çaba göstermiş. Sonuçta çıka çıka basit bir kafa şekli ile yüzdeki ayrıntıların olması gereken yerlerde sadece belli belirsiz renkler bulunuyor.

Philadelphia Üniversitesi’nin tıp ve sanatlar uzmanı Dr. Rhonda L. Soricelli, “Bu tablo beyninde neler olup bittiğinin görsel bir ifadesidir. Bakarken insanın içi parçalanıyor” diyor.

Alzheimer hastalığı, sonunda Utermohlen’in tüm iletişim yeteneğini de yok etti ve bugün kendisi Londra’daki bir bakımevinde yaşıyor. Ancak, hastalığının seyrini görsel olarak sergilemeye gönüllü olarak araştırmacılar için çok değerli bir hizmet vermiş oldu.

2001’de The Lancet tıp dergisinde araştırmacılar, Utermohlen’in çizimlerinde uzaysal yanlışlıklar olduğunu biliyordu ancak bunları nasıl düzelteceğini bilemiyordu. Bilimadamları, Alzheimer hastalığının sanat yeteneklerini mahvetmiş olmasına karşın Utermohl’ün yaratma arzusunu engelleyememesi karşısında çok etkilendiler.

Hastalığın resimlerdeki seyri

Alzheimer teşhisi 73 yaşındaki Utermohlen’e 1995 yılında konuldu. O günden 2000 yılına kadar resim yapma kabiliyeti kademe kademe söndü. Doktorlar, belli yeteneklerinin ne zaman kaybolduğunu adım adım izlediler.

1994-95’te yaptığı büyük yağlıboya tablosu “Blue Skies” (Mavi Gökler), ressamı bir masada otururken ve sanki gökyüzü tarafından çekilmeye engel olmak için masanın kenarını tutarken gösteriyor.

1996’da yaptığı “Kendi Portresi I”de Utermohlen, kızgınlık ve korku içinde yere bakıyor, çenesi ileri çıkmış ve gözleri korkuyu saklamaya çalışır gibi. Aynı yıl doktorlar için çizdiği bir karakalem insan figürü uzay bilincinin kaybolduğunu ortaya koyuyor çünkü kolları ve bacakları doğru yere yerleştiremiyor.

Kaynak

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here